Stereo türkçesi Stereo nedir

Stereo ile ilgili cümleler

English: Hasan had a lot of stereo entertainment equipment in his room.
Turkish: Hasan'ın odasında bir sürü stereo eğlence ekipmanı vardı.

English: He could not buy the stereo set at such a price.
Turkish: Böyle bir fiyata müzik seti satın alamazsın.

English: My stereo set is inferior to yours in sound quality.
Turkish: Benim stereo setimin ses kalitesi seninkinden daha kötü.

English: Please turn down the stereo a little.
Turkish: Lütfen teybi biraz kısın.

English: I got a new stereo at that store.
Turkish: O dükkânda yeni bir müzik seti aldım.

Stereo ingilizcede ne demek, Stereo nerede nasıl kullanılır?

Stereo recording : Stereo kayıt.

Stereo system : Stereo sistemi.

Dual stereo amplifier : Çift kanal stereo amplifikatör.

Car stereo : Araba teybi.

Stereobate : Temel. Oturtmalık.

Stereographic projection : Toparsal izdüşüm. Stereografik izdüşüm.

Stereogram : Üç boyutlu görüntü. Şaşı bak şaşır. Üç boyutlu çizge. Üç-boyutlu çizit.

Stereograph : Üç boyutlu görüntü yapma.

Stereocomprator : İkili göreç. Aynı bölgeye ilişkin, farklı tarihlerde alınmış iki plağın üzerine konulup, aynı göz merceğine bir ondan bir öbüründen gelen ışıkla hangi yıldızların zamanla devindiğini, parlaklıklarının değiştiğini kolayca gösteren bir gökbilim aracı. (bk. resim. 14).

 

Stereochemistry : Stereoşimi. Uzamkimya. Stereokimya. Bir molekülü oluşturan atomların uzaydaki düzenlenimini inceleyen bilim dalı.

İngilizce Stereo Türkçe anlamı, Stereo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stereo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dike : Hendek açmak. Duvar. Set yaparak korumak. Etrafına set çekmek. Kanal. Siper. Lezbiyen. Kazmak. Sevici kadın. Suyolu.

Stereophonic system : Stereofonik sistem.

Audiophile : Ses cihazları meraklısı (müzik seti vb.). Müzik dinleme meraklısı. Ses cihazları meraklısı.

Stereophonic : Boyutlu sesli. Steryofonik. Birleşmemiş. Stereo. Ses yayımının uzaysal dağılımını korumak için ayrı alıcıları ile ayrı yerlerden algılanıp oylumsal nitelik kazandırılan ses dalgaları. Boyutlu ses. İki kanallı.

Able bodied : Yararlı. Askerliğe uygun. Güçlü kuvvetli. Yaraklı. Sağlam bedenli. Yarayan. Güçlü. Muhkem bedenli. Sağ.

Bunds : Sarmalama. Rıhtım. Bent. Toprak set. Toprak set çekmek. Dernek.

Bank : Yığmak. Bankaya para yatırmak. Banka. Yokuş. Sığdip. Küme. Sıra. Kıyı. Yığın.

Stereoplate : Streotip. Stereotip.

Calculable : Hesap edilir. Güvenilir. Hesap edilebilir. Olabilir. Hesaplanabilir. Sayılabilir.

Tape player : Kasetçalar. Seslendirici. Teyp çalıcı. Teyp çalıcısı.

Stereo synonyms : ipod, boom box, ghetto blaster, quadriphonic system, biaural, quadraphonic system, walkman, as hard as nails, audiophiles, corny, dams, cliches, achillean, bulkheads, cassette player, tape recorder, reproducer, cardboard box, entrenched, barrage, landslide, barriers, as hard as iron, commonplaces, land slide, recorders, commonplace, fastened, music set, barrier, landslips, platitudes, doughty.

Stereo zıt anlamlı kelimeler, Stereo kelime anlamı

Monaural : Tek ses.