Stickmen türkçesi Stickmen nedir

  • Çöp adam.

Stickmen ingilizcede ne demek, Stickmen nerede nasıl kullanılır?

Stickman : Çöp adam.

Stick around : Bizi izlemeye devam edin. Etrafında dolaşmak. Kalmak. Bir yerde çakılı kalmak. Bir yere kaybolma. Yakınında bekle. Ayrılmamak. Bir yerden ayrılmamak. Bir yere ayrılmayın. Takılmak.

Stick at : -den çekinmek. Bir işi bırakmamak. Yapmayı reddetmek. Bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek. Sıkı çalışmaya devam etmek.

Stick at nothing : Hiçbir şeyden çekinmemek. Korkusu olmamak. Her şeyi göze olmak.

Stick by : Sadık kalmak. Desteklemeye devam etmek. Desteklemek. Terketmemek.

Stick into : Saplamak. Oyulgalamak. Saplanmak. Batırmak.

Stick fast : Sıkışmış. Kötü takılmış.

Stick in the mind : Akılda kalmak. Unutulmamak.

Stick in : Saplamak. Sokmak. Saplanmak. Batırmak. -e dikmek. Sokuvermek. -e dikine saplamak.

Stick insect : Kanatsız böcek. Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, ince, uzun sopa biçiminde vücutlu bir eklem bacaklı türü. Cadı çekirgesi. Sopa çekirgesi. Değnek çekirgesi. Çomakböceği.

İngilizce Stickmen Türkçe anlamı, Stickmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stickmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disgust : Tiksindirmek. İğrendirmek. Nefret ettirmek. İğrenme. Tiksinti. Gına. Bezdirmek. Bıktırmak. Tiksinmek. Tiksinme.

Inoculate : Aşı yapmak. Dürtmek. Serum vermek. Vermek. Aşılamak.

Offend : Rahatsız etmek. Suç işlemek. Kırmak. Gücendirmek. Hoş gelmemek.

Insert : Ara filmi. Araya eklemek. İçine sokmak. (disket) takmak. Atmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sokmak. Vermek (ilan). Girmek. İçine koymak.

Position : Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Statü. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer. Yer. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vaziyet. Yerini belirlemek. Durmak (bir yerde). Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. İş.

Inject : Enjekte etmek. Sokmak. Zerketmek. Yerleştirmek. Vermek. Katmak. Vurmak. Sokuşturmak. Şırınga etmek. İğne yapmak.

Trashmen : Çöp toplayan kişi. Çöpçü. Çöp toplayan adam.

Shock : Çok sarsmak. Damar sisteminin kapasitesiyle dolaşım kanının hacmi arasındaki ilişkinin kan miktarı aleyhine bozulması sonucu oluşan, derinin solgunluğu, soğuk terleme, bilincin kaybolması, huzursuzluk, nabzın zayıf ve süratli olmasıyla belirgin, akut sistemik kanlanma yetersizliği, dolaşım kollapsı, dolaşım yetmezliği, kariyovasküler kollaps, asistolizm. Çok şaşırtmak. Sarsma. Balyalamak. Şok. Çıngı çarpması. Şok etmek. Sarsılmak.

Catheterise : Kataeterize. Vücut sıvısını dışarı çekmek yada bir kanalı açık tutmak için vücudun içine sonda takmak (ayrıca 'catheterize').

 

Catheterize : Kataeterize. Vücut sıvısını dışarı çekmek yada bir kanalı açık tutmak için vücudun içine sonda takmak (ayrıca 'catheterise).

Stickmen synonyms : feed in, intersperse, put, enclose, revolt, introduce, inclose, shoot, feed, pose, nauseate, appal, cup, scandalize, outrage, stickman, repel, place, slip, trashman, plug, repulse, appall, glass, inset, set, foist, put in, interlard, scandalise, lay, churn up.

Stickmen zıt anlamlı kelimeler, Stickmen kelime anlamı

Attract : Kendine çekmek. Çekmek. Cezbetmek. Çekmek (çekici olma vb). Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Cazip gelmek. Celp etmek.

Well : Sahne altı üçüncü bodrum. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Pınar. Bagaj. Fışkırıp akmak. Fışkırmak. Kaynak. Petrol kuyusu. Yerinde.