Stickman türkçesi Stickman nedir

  • Çöp adam.

Stickman ingilizcede ne demek, Stickman nerede nasıl kullanılır?

Stickmen : Çöp adam.

Stick around : Takılmak. Beklemek. Bir yere ayrılmayın. Yakınında bekle. Bir yere kaybolma. Kalmak. Ayrılmamak. Bizi izlemeye devam edin. Etrafında dolaşmak. Bir yerde çakılı kalmak.

Stick at : Bir işi bırakmamak. -den çekinmek. Sıkı çalışmaya devam etmek. Bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek. Yapmayı reddetmek.

Stick at nothing : Korkusu olmamak. Hiçbir şeyden çekinmemek. Her şeyi göze olmak.

Stick by : Desteklemek. Sadık kalmak. Terketmemek. Desteklemeye devam etmek.

Stick in : Sokuvermek. -e dikmek. Saplanmak. Batırmak. Sokmak. Saplamak. -e dikine saplamak.

Stick firmly : Sıkıca yapışmak. Sıkıca yapıştırmak.

Stick into : Oyulgalamak. Batırmak. Saplamak. Saplanmak.

Stick in the mind : Unutulmamak. Akılda kalmak.

Stick insect : Çomakböceği. Cadı çekirgesi. Kanatsız böcek. Değnek çekirgesi. Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, ince, uzun sopa biçiminde vücutlu bir eklem bacaklı türü. Sopa çekirgesi.

İngilizce Stickman Türkçe anlamı, Stickman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stickman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Glass : Cam kavanoza koymak. Cam ile donatmak. Gözlük camı. Ayna. Camlamak. Cam. Büyüteç. Cam eşya. Sırça. Mercek.

Put in : Araya girmek. İçine sokmak. Uğramak. Sunmak. Olay çıkarmak. Eklemek. Vurmak. Geçirmek (vakit). Başvurmak. Çalmak.

Slip : Sürçmek. Salıvermek. Kaçmak. Serbest bırakmak. Kaydırmak. Hata yapmak. Atlatmak. Fiş. Erken doğmak (zooloji terimi). Çözülmek.

Interlard : Eklemek. İçine karıştırmak. Süslemek. Karıştırmak.

Trashmen : Çöp toplayan adam. Çöpçü. Çöp toplayan kişi.

Place : Sorumluluk. Oturtmak. Yer. Mahal. Yerleştirmek. Yerleşim yeri. Anımsamak. Statü. Sıra.

Enclose : İliştirmek. Çevirmek (duvar veya çit vb ile). Çevirmek. Kapatmak. Kuşatmak. İçermek. Kapsamak. Çit ile çevirmek. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Çevrelemek.

Position : Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Durum. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer. Pozisyon. Vaziyet. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Statü. Yerini belirlemek. Koymak.

Plug : Vurmak. Ateş etmek. Dolgu yapmak. Tıkamak. Bağlantı parçasının ağzını kapatmakta kullanılan dişli parça. Fiş. Reklamını yapmak (radyo). Kapamak. Tıkaç. Tapa.

Catheterize : Vücut sıvısını dışarı çekmek yada bir kanalı açık tutmak için vücudun içine sonda takmak (ayrıca 'catheterise). Kataeterize.

Stickman synonyms : feed in, intersperse, put, inject, inclose, shoot, catheterise, lay, append, add, stickmen, insert, set, introduce, sneak in, foist, inset, inoculate, slip in, cup, supply, trashman, spatchcock, pose, feed.

 

Stickman zıt anlamlı kelimeler, Stickman kelime anlamı

Detach : Sökmek. Çözmek. Koparmak. Kopmak. Kesip ayırmak. Ayrılmak. Ayırmak. Özel görevlendirmek. Çıkarmak.

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Açmak. Üstünü açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Deşifre etmek. Su yüzüne çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Örtüsünü açmak.