Offend türkçesi Offend nedir

Offend ile ilgili cümleler

English: Be careful not to offend him.
Turkish: Onu rencide etmemek için dikkatli ol.

English: Did I do something to offend you?
Turkish: Seni incitecek bir şey mi yaptım?

English: Ali didn't mean to offend anyone.
Turkish: Ali kimseyi gücendirmek istemedi.

English: Be careful not to offend them.
Turkish: Onları rencide etmemek için dikkatli ol.

English: Be careful that you don't offend Tom.
Turkish: Tom'u gücendirmemeye dikkat et.

Offend ingilizcede ne demek, Offend nerede nasıl kullanılır?

Offend against : Aykırı olmak. Günah işlemek. Çiğnemek (kanunu). İhlal etmek. Aykırı davranmak.

Offend deeply : İçine işlemek.

Offend the ear : Dinlemesi hoşa gitmeyen. Kulağı tırmalayan. Rahatsız edici.

Offend the eye : Göz zevkini bozan. Göze batmak. Göze hoş görünmeyen. Çirkin. Görüntüsü hoşa itmeyen.

Offended : Rencide. Kırgın. Kırılmış. Küs. Küsmüş. Küskün. Gücenik. İncitilen. Gücenmiş. Kırık.

Offends : Suç işlemek. Kırmak. Kırılmak. Hoşgelmemek. Küstürmek. Rencide etmek. İncitmek. Saldırmak. Hoş gelmemek. Gücendirmek.

Be offended : Darılmak. Kırgın olmak. Ağrınmak. Rencide olmak. İncinmek. Kırılmak. Üzerine alınmak. Küsmek. Gücenmek. Alınmak.

 

Being offended : Küsme.

Offendedly : Hakaret ederek. İncitici bir şekilde. Küçük düşürerek. Dargın bir şekilde.

Offending : İç acıtıcı. Sorun yaratan. İncitici. Rencide edici. Can sıkıcı. Karşı koyan. Kırıcı. Hoşa gitmeyen.

İngilizce Offend Türkçe anlamı, Offend eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offend ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affronting : Hakaret. Aşağılamak. Tahkir etmek. Kabalık etmek. Hakaret etmek. Küçük düşürmek. Hakaret etmek (herkesin içinde). Hakarette bulunmak.

Abase : Küçük düşürmek. Yerin dibine sokmak. Küçültmek. Alçaltmak. Hürmetten salmak. Gururunu kırmak. Gözden düşmek. Kibrini kırmak. Aşağılamak.

Bug : Gizli dinleme aygıtı. Delilik. Virüs. Merak. Hata ya da güçlük. Kızdırmak. Meraklı. Tutkun. Mikrop.

Fire : Alev almak. Ateşlemek. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Yangın. İşten çıkarmak. İşten atmak. Tutuşturmak. İşten atılma. Yanmak. İşten kovmak.

Disoblige : Yardımı reddetmek. Hatırını kırmak. Ricasını yerine getirmemek.

Hurt : Kırgın. Zarar vermek (bir uzva). Kalbini kırmak. İncitmek. Acıtmak. Rencide etmek. Acımak. Yaralamak. Ağrımak.

Fall from grace : Gözden düşmek. Yanılgıya düşmek. Çaptan düşmek. İtibarı yerle bir olmak. İtibarını yitirmek. Popülerliğini yitirmek. Yanlış yapmak.

Chafe : Aşınmak. Sürtmek. İllet olmak. Rahatsız olmak. Ovuşturmak. Yaralamak. Vurmak (ayakkabı). Gücenmek. Berelenmek.

Annoy : Canını sıkmak. Huzursuz etmek. Gıcık etmek. Kızdırmak. Can sıkmak. Taciz etmek. Sinirini bozmak. Sinirlendirmek. İzaç etmek.

 

Badger : Kafa ütülemek. Üstelemek. Taciz etmek. Yakasına yapışmak. Porsuk. Başının etini yemek. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 17 cm kadar kuyruğu olan, kısa ve kalın bacaklı, kış uykusuna yatan, avrupa ve asya’ da yaşayan bir tür. Yakasını bırakmamak. Rahat vermemek. Hiç rahat bırakmamak.

Offend synonyms : diss, commit an offense, badgering, breake, bother, perpetrating, abash, anger, besiege, aggrieves, humble, aggrieve, sins, aggrieving, ailed, elicit, disobliged, sinning, bust, commit a crime, breaks, displease, break open, break the law, getting into trouble with the law, chagrin, arouse, spite, bothers, resent, badgers, lacerate, mortify.

Offend zıt anlamlı kelimeler, Offend kelime anlamı

Respect : İlgili bulunmak. Hatır saymak. Riayet. Çekit. Saygı duymak. Saygı. Hatrını saymak. Hürmet etmek. Bakım. -e riayet etmek.

Keep : İlerlemek. Yerine getirmek. Kale. Bakmak. Bakım. Himaye. Konumunda tutmak. Geçim. Tutmak. Kalmak.

Offend ingilizce tanımı, definition of Offend

Offend kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stumble. To strike against. To commit a crime. To assail. To transgress the moral or divine law. To sin. To attack.