Be offended türkçesi Be offended nedir

Be offended ile ilgili cümleler

English: Don't be offended.
Turkish: Gücenme.

English: I won't be offended.
Turkish: Küsmeyeceğim.

English: You had better invite them or they will be offended.
Turkish: Onları davet etsen iyi olur yoksa küsecekler.

English: Do you think Tom will be offended?
Turkish: Tom'un rahatsız olacağını düşünüyor musun?

English: Do you think they'll be offended?
Turkish: Onların rahatsız olacağını düşünüyor musun?

Be offended ingilizcede ne demek, Be offended nerede nasıl kullanılır?

Be : Bulunmak. -dir. Kalmak. -dı. -di. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Durmak. -dır. Mal olmak.

Offended : Küs. Küskün. Kırgın. Küsmüş. Dargın. Gücenik. Rencide. İncitilen. Gücenmiş. Kırık.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

Be a ball of fortune : Şans topu olmak. Bir durumun kurbanı olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

İngilizce Be offended Türkçe anlamı, Be offended eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be offended ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Explode : Patlamak. Patlak vermek. Aksini ispatlamak. Havaya uçurmak. Bozmak. Köpürmek. Yıkmak. Yanlış olduğunu göstermek. Patlama yapmak.

Smart : Şiddetli. Acıtmak. Yakışıklı. Zarif. Şık. Zeki. Sert. Gösterişli. Akıllı. Çabuk.

Huffing : Kızmak. Küstürmek. Kızdırmak. Burnundan solumak. Burundan çekme. Dayılanmak. Gücendirmek.

Piquing : Provoke etmek. Çekmek. Gururunu kırmak. Darıltmak. Kırmak. Gücendirmek. İncitmek. Pike. Merak uyandırmak.

Go to pieces : Bölünmek. Bozulmak. Sıhhati bozulmak. Bir olay karşısında kendini tutamayıp ağlamaya başlamak. Fenalıklar geçirmeye veya o zamana kadar gizli tuttuğu her şeyi ifşa etmeye başlamak. Dağılmak. Paramparça olmak. Parçalanmak.

Offence : Kırılma. Saldırı. İncitme. Kalbini kırma. Kabahat. Kırma. Töhmet. Gücendirme. Tecavüz.

Hurting : Zarar vermek. Yaralanmış. İncitici. Ziyankar. Acımak. Yaralı. Canını yakmak. Acıtmak. Yaralamak. Ağrımak.

Take umbrage at : İçerlemek.

Offense : Kırılma. İncitme. Tecavüz. Gücendirme. Cürüm. Hücum. Gücenme. Bkz.offence. Suç. Kalbini kırma.

Resenting : Sinirlenmek. Gücüne gitmek. -e kızmak. Kızmak. Gönüllenmek. İçerlemek.

Be offended synonyms : huff, have hard feelings, get angry to, flip, crash, miffs, breaks, chagrins, hurts, break off, be angry with, hurt, piques, be piqued at, chagrin, be enrolled, crosses, quarrel, chafes, flips, miff, chipped, chafed, galls, taking offense, chafe, gain admission, crushes, be cut up, break, chip, resents, chagrining.