Offended türkçesi Offended nedir
Offended ile ilgili cümleler
English: Have I offended you?
Turkish: Seni gücendirdim mi?
English: Ali offended Mary.
Turkish: Ali Mary'yi gücendirdi.
English: Ali was offended by what Mary said.
Turkish: Ali Mary'nin söylediğinden rencide oldu.
English: He apologized for having offended her.
Turkish: Onu incittiği için özür diledi.
English: He's offended at the slightest thing, he takes exception to nearly everything we say to him.
Turkish: O en ufak bir şeye darılıyor, ona söylediğimiz yaklaşık her şeye itiraz ediyor.
Offended ingilizcede ne demek, Offended nerede nasıl kullanılır?
Be offended : Gücenmek. İncinmek. Rencide olmak. Alınmak. Üzerine alınmak. Küsmek. Kırgın olmak. Kırılmak. Darılmak. Ağrınmak.
Being offended : Küsme.
Easily offended : Alıngan.
Feel offended : Zoruna gitmek. Hatırı kalmak. Gücenmek.
Was deeply offended : Ağır bir şekilde aşağılandı. Çok aşağılandı.
Juvenile offender : Çocuk suçlu.
Offender : Kabahatli. Fail. Suçlu. Suç işleyen. Suç işlemiş kimse. Mücrimin.
Offenders : Suçlu. Kabahatli.
Joint offender : Suç ortağı. Suçortağı.
First offender : İlk kez bir suça karışmış kimse. İlk defa suç işleyen kimse. İlk kez hüküm giyen kimse.
İngilizce Offended Türkçe anlamı, Offended eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Offended ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stuffier : Küf kokulu. Sıkıcı. Havasız. Tıkalı (burun). Tıkalı. Tutucu. Mutaassıp. Tıkanmış.
Repining : Somurtkan. Yakınan. Hoşnutsuz. Şikayetçi. Söylenip duran. Söylenen. Asık suratlı.
Pained : Sancılanmış. Dertli. Canı yanmış. Kederli. Sıkıntılı. Üzgün. Ağrılı. Karamsar. İncinmiş.
Hurt : Kırmak. Acıtmak. Ağrımak. Rencide etmek. Zarar vermek (bir uzva). İncitmek. Kalbini kırmak. Yaralamak.
Break : Kesme. Bozmak. Yakın dövüşü bırakmak. Yarmak. Açmak. Kopmak. Ara vermek. Kırılma. Şafak vakti. Teneffüs.
Cross : Haç. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Çaprazlama. İkili te. Hilekar. Kesiştirmek. Karşıya geçmek. Kesişen. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put.
Displeased : Memnuniyetsiz. Gücendirilmiş. Hoşnutsuz. Gücendirilen.
Injured : Zarar gören. Zarar görmüş. Mecruh. Yaralanmış. Yaralı. Mutazarrır. Mağdur. İnciniş.
Resentful : Kızgın. Alınmış. Kinci. Çabuk kızan. Alıngan.
Huffish : İçerlemiş. Sinirli. Kızgın. Kolay sinirlenir.
Offended synonyms : sore, sorer, sorest, indignant, effeminate, refracted, vexed at, fragment, angry, folded, mimosas, stuffy, displeased at, fault, vexed, peeved, sulkier, breakages, bilious, angry with, crestfallen, breakage, miffs, ruptured, wroth, fractured, crossest, wounded, fractal, sulkiest, miffing, fracture, crushed.
Offended zıt anlamlı kelimeler, Offended kelime anlamı
Pleased : Mütelezziz. Keyifli. Mahzuz. Hoşnut. Memnun olmuş. Memnun. Hoşnut edilmiş.

Bu kısımda Offended kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Offended ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Offended anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Offended ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.