Darılmak nedir, Darılmak ne demek
- Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek.
- Azarlamak, paylamak

- Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
"Darılmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kalenin üzerine top atmadılar bahanesiyle darılmadı mıydı?" - Ö. Seyfettin
- "Kendisine uygulanan bu tavırdan ne darılmıştı ne gücenmişti." - N. Araz
Yerel Türkçe anlamı:
Darılmak, gücenmek
Darılmak anlamı, tanımı:
Darılma : Darılmak işi.
Tutum : Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi. Tutulan yol, tavır.
Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.
Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.
Görüşme : Görüşmek işi, mülakat, müzakere.
Gücenmek : Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya sözü karşısında kırgınlık duymak, kırılmak.
Küsmek : Gelişememek, büyüyememek. Darılmak. Görevini yerine getirememek. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek.
Kesmek : Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Hasta organı ameliyatla almak. Akımı durdurmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Birini yermek, kötülemek. Kesici bir araçla yaralamak. Ara vermek. Vahşice öldürmek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Ucunu almak. Azaltmak, güçleştirmek. Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Son vermek, gidermek. Yazıyı, filmi kısaltmak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Uydurmak, yalan söylemek. Düzgün parçalara ayırmak. Para basmak. Geçişi önlemek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Bölmek, ayırmak. Dibinden ayırmak.
Kırılmak : Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak. Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Kırgınlık duymak. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak.
Alınmak : Elde edilmek. Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
İncinmek : Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek. Birinin herhangi bir davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak.
Azarlamak : Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.
Paylamak : Birine kusurundan ötürü sert sözler söylemek, azarlamak.
Diğer dillerde Darılmak anlamı nedir?
İngilizce'de Darılmak ne demek? : v. cross, get angry to, take offense, be in a huff, pout, be vexed with smb.
Fransızca'da Darılmak : prendre ombrage de, rompre, s'offenser de, se fâcher
Almanca'da Darılmak : v. übel nehmen, verknurren: sich verknurren
Rusça'da Darılmak : v. сердиться, обижаться, досадовать, обидеться

Bu kısımda Darılmak nedir? Darılmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Darılmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Darılmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.