Küsmek nedir, Küsmek ne demek
- Darılmak

- Görevini yerine getirememek.
- Gelişememek, büyüyememek.
- Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek.
"Küsmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Yemek zamanı geçerse mide küser."
- "Ağaç yerini sevmedi, küstü."
Yerel Türkçe anlamı:
Mahallebi, un çorbası ve benzeri yemekler iyi karıştırılmayarak top top olmak: Muhallebinin ununu birden döküvirdi de küstürdü.
Yoğurt tutmamak.
Küsmek tanımı, anlamı:
Küstüm otu : Baklagillerden, dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki, küseğen, küskün (Mimosa pudica).
Eltieltiyeküstü : Birbirine ters duran iki çiçekten oluşan dokuma veya nakış motifi.
Bahtına küsmek : Talihsizliğinden yakınmak.
Feleğe küsmek : Talihten yakınmak, şanstan ümidini kesmek.
Hayata küsmek : Bezgin, kötümser olmak, yaşama isteğini yitirmek.
Talihine küsmek : Kötü bir durum veya olayla karşılaşıldığında yalnızca talihi suçlamak.
Darılmak : Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek. Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Azarlamak, paylamak.
Görev : Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. İşlev. Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon.
Geliş : Gelme işi.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Madde : Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri.
Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.
Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.
Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Alegori. Başkasının adına.
Diğer dillerde Küsmek anlamı nedir?
İngilizce'de Küsmek ne demek? : n. be in the sulks
v. be offended, be angry with, be cross, sulk, be vexed with smb., huff, quarrel, repine, take smth. ill of smb.
Fransızca'da Küsmek : se fâcher, sebrouiller, bouder, être en froid, prendre la mouche
Almanca'da Küsmek : v. schmollen
Rusça'da Küsmek : v. сердиться, дуться, досадовать, чахнуть

Bu kısımda Küsmek nedir? Küsmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Küsmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Küsmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.