Stick in türkçesi Stick in nedir
Stick in ile ilgili cümleler
English: Insert this memory stick into my head, please!
Turkish: Bu hafıza kartını kafamın içine takın, lütfen!
English: She always keeps a stick in her hand.
Turkish: Her zaman elinde bir sopa tutar.
English: He was walking with a stick in his hand.
Turkish: Elinde bir bastonla yürüyordu.
Stick in ingilizcede ne demek, Stick in nerede nasıl kullanılır?
Stick : Çubuk. Sopa. Sap. Çam yarması. Ardarda atılan bombalar. Baston. Kumpas. Sokmak. Değnek. Dal parçası.
In : İktidardaki. Olarak. Tutulan. Gelmiş olan. İç. Halinde. Da. Dahili. İçinde. De.
Stick in the mind : Akılda kalmak. Unutulmamak.
Stick in the mud : Uyuz. Eski kafalı. Mıymıntı. Ağır. Pısırık. Gerici. Tutucu. Uyuşuk.
Stick insect : Cadı çekirgesi. Çomakböceği. Böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, ince, uzun sopa biçiminde vücutlu bir eklem bacaklı türü. Kanatsız böcek. Sopa çekirgesi. Değnek çekirgesi.
Stick into : Saplanmak. Batırmak. Oyulgalamak. Saplamak.
İngilizce Stick in Türkçe anlamı, Stick in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stick in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Popped : Çıtçıtla iliklemek. Dışarıda. Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi). Patlamak. Çabucak giymek. Patlatmak. Pat diye sormak. Çıtçıtlamak. Ateş etmek.
Slip into : Kaçmak. Girmek. Sıkıştırmak. Tutuşturmak. Giymek (giysiyi).
Break : Şans. Yarmak. Kırık. Değişiklik. Paydos. Dizginlemek. Kontrol etmek. İhlal etmek. Bitmek. Tan.
Engrafted : Aşılanmış. Yerleştirmek. Dikilmiş. Aşılamak. Dikmek.
Drag : Aptal. Bulaştırmak. Kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği). Bir kırığın yakınında, katman uçlarının aşağı ya da yukarı doğru kıvrık olması. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sürüklemek. Bir nefes. Engel. Çekmek.
Blooped : İçine etmek. Berbat etmek. Mahvetmek. Topu yükseğe ve düşük kavisle atarak sahanın biraz ötesine düşürmek (beyzbol). Eline yüzüne bulaştırmak. Elektronik bir aletle kısa pes bir ses çıkarmak.
Pinked : Kenarını oyalamak. Kenarını zikzaklı kesmek. Kliketli çalışmak (araba). Delmek (süngü ile). Oyalı.
Fasten upon : Kavramak. Kullanmak. -e takılmak. Üstünde durmak. Kafasına takmak. Kapmak.
Sink into : Girmek (koma vb.). Kapılmak. Dalmak. İşlemek. İçine işlemek. Gitgide pençesine düşmek (kötü bir şeyin).
Dig in : Avcı çukuru kazmak. Kalıcı olarak yerleşmek. Gömmek. Siper kazıp mevzi almak. İştahla yemek. İrtibatlama. Hallihamur olmak. Kalmak niyetiyle yerleşmek.
Stick in synonyms : jab, anchoring, pink, decry, drags, lodge, stall, stalls, bring to ruin, popping, bites, bollix, decried, bankrupts, pop, engrafts, bollixes, decries, case, sink, drive, embroils, bankrupting, pop in, be stuck, pinkest, jabbing, dig into, pinker, bite, get stuck, embeds, bankrupted.

Bu kısımda Stick in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stick in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stick in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stick in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.