Slip into türkçesi Slip into nedir

Slip into ingilizcede ne demek, Slip into nerede nasıl kullanılır?

Slip : Kaydırmak. Alışverişlerde ödenen vergi dahil paranın miktarını, malın cinsini, firma adını ve alışveriş tarihini gösteren belge. krş. fatura. Kurtulmak (hayvan kendini bağlayan bir şeyden). Yanılmak. Geçirmek. Çıkarmak. Çözülmek. Sıyırmak. Gizlice vermek. Gerilemek.

Into : Haline. -e. Ye. İçeriye. E. Biçimine. Şekline. -a. İçine. -in içine.

Slip a cog : Hata yapmak. Yanlış yapmak (argo terim).

Slip away : Dikkati çekmeden sessizce gitmek. Sıvışıp gitmek. Savuşmak. Gözden kaybolmak. Tüymek. Sıvışmak. Yan çizmek. Süzülmek.

Slip back : Geriye doğru kaymak.

Slip by : Akıp gitmek. Zaman akıp gitmek. Akıp gitmek (zaman). Çabucak geçmek. Geçip gitmek.

İngilizce Slip into Türkçe anlamı, Slip into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slip into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slip ons : Giymek. Geçirmek.

Popping : Çıtçıtlamak. Pat diye sormak. Patlatmak. Çiçeklenme. Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi). Kireç kanseri. Patlamak. Çabucak giymek. Çıtçıtla iliklemek. Tanelerin nişasta kısmının jelatinleştirilmesi için nem, basınç ve ısıya maruz bırakma işlemi. yemlere ekstrüzyon işlemi uygulandığında, basıncın birdenbire düşmesi nedeniyle hacmin artması gibi.

 

Bolted : Elemek. Çekilmek (partiden). Tıkınmak. Cıvata ile tuttur. Süzmek. Cıvata ile tutturulmuş. Sürgülü. Tülbentten geçirmek. Çiğnemeden yutmak. Sürgülemek.

Bear against : Baskı yapmak. Bastırmak. Karşı koymak.

Be enroled : Kaydolmak. Alınmak. Yazılmak.

Pop in : Takıvermek. Birini ziyaret etmek. Damlamak. Ansızın girmek. Kısa bir süre için gelmek. Habersiz gelmek. Uğramak. Geçerken uğramak. Bir yere uğramak.

Emblaze : Aydınlatmak. Alevlendirmek. Görsel bilgileri sıkıştırmak için kullanılan teknoloji (internet ortamında ilave bir göz atıcı programa ihtiyaç duyulmadan).

Besiege : Kuşatma altında tutmak. Çevirmek. Etrafını almak. Kuşatma altına almak. Dört bir yandan sarmak. Başına üşüşmek. Rahatsız etmek. Muhasara etmek. Bunaltmak. Rahat vermemek.

Astringing : Kabız. Sıkmak. Büzmek.

Anneal : Tavlamak. Yakmak. Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek. Tav. Tav vermek. Yumuşatmak. Sertleştirmek. Tavlamak (metalurji terimi). (metal) tavlamak.

Slip into synonyms : avoid, adhere, enkindle, absconds, anneals, enters, deflagrates, enflamed, enter, border on, adhering, abscond from, bombard, bolts, enkindles, coming in, be urgent with somebody, enter upon, come in, astringe, tuck in, astringes, absconding, enkindling, deflagrate, come into, be enrolled, bombarding, deflagrated, blew, stick in, besieging, adheres.