Stock exchange price türkçesi Stock exchange price nedir

  • Borsa rayici.
  • Borsada işlem gören mal, hizmet, altın, döviz ve taşınır değerlerin belirli bir anda, sunum ve istemin karşılaşmasıyla oluşan fiyatı.
  • Borsa fiyatı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Stock exchange price ingilizcede ne demek, Stock exchange price nerede nasıl kullanılır?

Stock : Sap. Kızak (gemi). Sürmek (filiz). Hayvan mevcudu. Sınırları belirli olan bir su kütlesindeki su ürününün miktarı. Damızlık. Stokta bulundurmak. Sermaye. Varlık. Stok.

Exchange : Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Değiştirmek. Değişim. Borsa. Eksiciklerin tek tek belirlenememesi yüzünden, eksicikler karşılıklı yer değiştirince gözlenebilir niceliklerin değişmez kalması olayı. Takas etmek. Çevirmek. Değiş tokuş etmek. Değiş tokuş. Tecim ve yapım işleriyle uğraşan kişilerin alım, satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.

Price : Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Rüşvet. Bedel. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Değer biçmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Fiyat. Paha biçmek. Ücret.

 

American stock exchange price index : Amerikan sermaye piyasasında işlem gören tüm hisse senetlerinin fiyatlarındaki değişmeleri göstermek üzere düzenlenen dizin. Amerikan borsası fiyat dizini.

Stock exchange : Kambiyo ve para borsası. Tecimcilerin taşınır mallar üzerindeki gerekli işlemleri yapmak üzere toplandıkları yer. Borsa. Hisse senedi borsası. Taşınır değerler borsası. Mal, altın, döviz ve taşınır değerlerin belirli kurallar çerçevesinde alım ve satım işlemlerinin yapıldığı ortamlar. krş. piyasa. Borsa simsarları topluluğu. Kambiyo ve nukut borsası. Esham ve tahvilat borsası. Menkul kıymetler borsası.

Stock exchange player : Borsada kazanç elde etmek amacıyla alım satım yapan iktisadi karar birimi. Borsa oyuncusu.

Stock exchange listing : Gerekli koşulları yerine getiren şirkete ilişkin taşınır değerlerin borsada işlem görmesi için izin verilmesi. Borsaya kayıt olma.

Stock exchange experts : Borsa uzmanı. Borsa eksperleri. Taşınır değerlere ilişkin alım ve satım talimatlarının ilgili iç yönetmelikte belirtilen esaslara göre karşılaştırılması ile fiyatların oluşumunu izleme ve alım satım işlemlerinin sonuçlandırılmasını sağlamakla yükümlü olan görevli.

Stock exchange operations : Taşınır değerlerin alım ve satım işlemleri. Borsa işlemleri. Borsada yapılan işlemler.

Stock exchange membership : Borsada alım/satım yapmak için yetkili kuruluştan izin ve yetki belgesi alan gerçek ya da tüzel kişilere verilen izin. Borsa üyeliği.

İngilizce Stock exchange price Türkçe anlamı, Stock exchange price eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stock exchange price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stock price : Hisse bedeli.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Fair value : Gerçeğe uygun değer. Uygun değer. Genelsatak durumu hakkında bilgili olan alıcılarla satıcılar arasında yapılan pazarlık sonucu oluşan eder ya da değer. Gerçek eder. Rayiç değer. Adil değer. Birim üretim maliyeti. Makul değer.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Stock exchange price synonyms : a change in individual demand, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, a change in supply, ability to pay approach, abnormal budget, rate of exchange, a group shares, a change in demand.