Borsa fiyatı nedir, Borsa fiyatı ne demek
Borsa fiyatı; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.
İktisat terim anlamı:
Borsada işlem gören mal, hizmet, altın, döviz ve taşınır değerlerin belirli bir anda, sunum ve istemin karşılaşmasıyla oluşan fiyatı.
Borsa fiyatı tanımı, anlamı
Borsa : Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer
Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.
Taşınır değerler : Pay ve borç belgiti değerli kâğıt, taşınır mal, güvenceli ödek ve her çeşit tecimsel belgeler.
Taşınır değer : Senet, bono, tahvil, hisse senedi vb. belge.
Karşılaşma : Karşılaşmak işi. İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılmış olan yarışma, maç.
Bir anda : Çabucak.
Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.
Taşınır : Taşınabilen (eşya). Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul.
Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.
Bir an : Çok kısa bir süre.
İstemi : Büyük bakır güğüm. Testi.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Sunum : Sunma işi. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması. Lokma, parça.
Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.
İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
Döviz : Ülkeler arası ödemelerde kullanılabilecek para, çek, poliçe vb. her türlü ödeme aracı. Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez veya karton. Yabancı ülke parası.
Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
Diğer dillerde Borsa fiyatı anlamı nedir?
İngilizce'de Borsa fiyatı ne demek ? : stock exchange price

Bu kısımda Borsa fiyatı nedir? Borsa fiyatı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Borsa fiyatı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Borsa fiyatı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.