Straight ahead türkçesi Straight ahead nedir

Straight ahead ile ilgili cümleler

English: Go straight ahead until you reach the church.
Turkish: Kiliseye varana kadar dümdüz git.

English: Go straight ahead.
Turkish: Dümdüz gidin.

English: Ali sat alone, staring straight ahead.
Turkish: Ali dosdoğru bakarken tek başına oturuyordu.

English: Ali stared straight ahead.
Turkish: Ali dosdoğru baktı.

English: Go straight ahead on this street.
Turkish: Bu sokak boyunca düz gidin.

Straight ahead ingilizcede ne demek, Straight ahead nerede nasıl kullanılır?

Straight : Kent. Doğru. Dosdoğru. Doğruca. Düzgün. Eşcinsel olmayan kimse. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz çizgi. Düz hat. Düz.

Ahead : Önceden. İleri. İleriki. Geminin baş tarafında. İleri doğru. Önde. Öndeki. İlerde. Önden. Başlamak.

Straight angle : Doğru açı. Dik açı. Düz açı.

Straight arch : Dik kemer.

Straight arm : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut. Göster.

Straight as a die : Özü sözü bir. Mert. Dümdüz. Dosdoğru. Dürüst. Doğru.

İngilizce Straight ahead Türkçe anlamı, Straight ahead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straight ahead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fairly : Hakça. Tarafsızca. Dürüstçe. Epeyce. Tam olarak. Adilane. Epey. Harfi harfine. Yansızca. Uygun bir şekilde.

Levelly : Dengeli bir şekilde. Dengeli bir biçimde. Eşit olarak. Dürüstçe. Arızasız bir şekilde. Akılcı bir biçimde.

Straightest : Karşı cinse ilgi duyan. Orijinal(piyes). Sek. İskontosuz. Katışıksız. Güvenilir. Düzgün. Düz. Düz hat.

Soundly : Selametle. Deliksiz. Mışıl mışıl. Sağ salim. Adamakıllı.

As flat as a pancake : Yamyassı. Pide gibi.

As the crow flies : Kuş uçuşu. Kestirmeden. En kısa yoldan. Düz bir çizgi üzerinde. Dolaşmadan. Kuş gibi uçarak. En kestirme yoldan. Dosdoğru kuş uçuşu.

Straight as a die : Dürüst. Özü sözü bir. Mert. Doğru.

Straighter : Düz. Sek. Güvenilir. Dürüst. Sıradan. Doğru. Direkt. Katışıksız. Dik.

Smack : Şap diye. Şapır şupur öpmek. Şapır şapır içmek. Tümüyle. El ile vurmak. Şaplak atmak. Tokat atmak. Şapır şupur. Tokatlamak.

Open and aboveboard : Dürüstçe. Dürüst.

Straight ahead synonyms : direct, straights, satins, in black and white, right, very straight, firmly, absolutely straight, plane, directly, squarely, thro, right on, right ahead, slap, quite smooth, dead ahead, straight, straightaway.