Straight arm türkçesi Straight arm nedir

  • Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
  • Göster.
  • Eskrim alanında kullanılır.

Straight arm ingilizcede ne demek, Straight arm nerede nasıl kullanılır?

Straight : Doğruca. Düzgün. Düz. Dosdoğru. Düz hat. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düzlük. Kent. Düz çizgi. Doğru.

Arm : Şube kol. Silahlamak. Körfez. Savaşa hazırlamak. Destek olmak. Sağlamak. Askerlik. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Pazı. Koy.

Straight ahead : Tam karşıda. Doğruca. Dümdüz. Dosdoğru.

Straight angle : Düz açı. Dik açı. Doğru açı.

Straight arch : Dik kemer.

Straight as a die : Dosdoğru. Dürüst. Dümdüz. Mert. Özü sözü bir. Doğru.

İngilizce Straight arm Türkçe anlamı, Straight arm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straight arm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compound attacks : Bileşik saldırılar. Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında, birden çok eylemi kapsayan saldırılar (bir-iki, kesme-sıyırma, ikileme.... gi-bi).

Amateur : Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Meraklı. Amatör. Hevesli. Özenci. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi. Beceriksiz. Deneyimsiz kimse.

 

Combat : İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Çarpışmak. Cenk. Savaşım. Savaş. Dövüşmek. Harp etmek. Muharebe etmek. Muharebe.

Blade : Kılıçoyunu savutlarında, boyları ve kesitleri savutun özelliğine göre değişik olan, balçakla (çelgilik) uç arasındaki bölüm. (kendini) jiletlemek. Namlu (yalman). Uzun yaprak. Sulu tip (argo terim). Çakı ağzı. Bıçak ağzı. Yalım. Laubali tip.

Center line : Michigan eyaletinde şehir. Eksen çizgisi. Yarışlığın ya da yarışlık yaygısının ortasından geçen çizgi. Merkez hattı. Aks. Eksen. Orta çizgi.

Close combat : Göğüs göğüse çarpışma. Yakın muharebe. Yakın vuruşma. Sıcak çatışma. Savutları kullanmayı engellemeyecek derecede birbirine yakın olarak yapılan vuruşma. Göğüs göğüse savaş.

Compound riposte : Çelgiyi aldıktan sonra yapılan bileşik saldırı. Bileşik karşıı vuruş (dürtüş).

Combatant : Dövüşçü. Mücadeleci. Vuruşmacı. Ateşli bir tartışmaya katılan kimse. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Savaşan. Kavgacı. Muharip. Alperen.

Straight arm synonyms : unhide, showme, circular parry, baring, show me, corps a corps, attachment plug, bad, championship, change of engagement, bout, attacks on the blade.