Straight face türkçesi Straight face nedir

  • İfadesiz surat.
  • Gülmeyen surat.

Straight face ile ilgili cümleler

English: He's keeping a straight face.
Turkish: O, ciddiyetini koruyor.

English: She told the joke with a completely straight face.
Turkish: O, tamamen gülmeyen bir suratla fıkra anlattı.

English: It was hard for Tom to keep a straight face.
Turkish: Tom'un ciddi kalması zordu.

English: Ali couldn't keep a straight face.
Turkish: Ali ciddi kalamadı.

Straight face ingilizcede ne demek, Straight face nerede nasıl kullanılır?

Straight : Düz (çizgi). Düz çizgi. Yarış çizgisi. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Dosdoğru. Düzgün. Doğruca. Kent. Düzlük. Eşcinsel olmayan kimse.

Face : Astarlamak. Yönelmek. İtibar. Yüz ifadesi. Sıvamak. Göze almak. Örtmek. Karşı çıkmak. Surat.

Straight faced : İfadesiz. Asık suratlı.

Keep a straight face : İstifini bozmamak. Duyguları yüzüne yansımamak. Ciddi kalmak. Duygularını açığa vurmamak. Çok ciddi durmak. Gülmemek. Ciddi durmak. Suratı maske gibi olmak. Buz gibi durmak.

Straight ahead : Dümdüz. Dosdoğru. Tam karşıda. Doğruca.

Straight angle : Düz açı. Doğru açı. Dik açı.