Straight faced türkçesi Straight faced nedir

Straight faced ingilizcede ne demek, Straight faced nerede nasıl kullanılır?

Straight : Eşcinsel olmayan kimse. Kent. Düz (çizgi). Düzgün. Düz. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz hat. Doğru. Düzlük. Doğruca.

Faced : Kaplı. Yüzlü.

Straight ahead : Dümdüz. Dosdoğru. Tam karşıda. Doğruca.

Straight angle : Dik açı. Düz açı. Doğru açı.

Straight arch : Dik kemer.

Straight arm : Göster. Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

İngilizce Straight faced Türkçe anlamı, Straight faced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straight faced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unmarked : Demarke. Belirtisiz. Damgasız. Çiziksiz. Çizgisiz. İmlenmemiş. Markasız. İşaretsiz. İşaretlenmemiş.

Sphinxlike : Gizemli. Sfenks gibi. Anlaşılmaz.

Glummer : Abus. Kasvet veren. Hüzünlü. Somurtkan. Üzgün. Suratsız.

Pouters : Kafasını şişiren balık. Kursağını şişiren güvercin. Suratsız. Somurtkan tip.

Saturnine : Alaycı bir yönü olan. Hakaret dolu. Kurşun zehirlenmesinden acı çeken. Kurşun zehirlenmesine uğramış. Somurtkan. Sıkıcı. Karanlık. Melankolik. Saturnin. Soğuk.

Toneless : Belli bir ses özelliği olmayan. Renksiz. Perdesiz. Cansız. Zevksiz. Yavan. Donuk. Ruhsuz. Tekdüze.

 

Blanker : Tam. Feshetmek. Silmek. Anlamsız. Açık yer. Çıkarmak. Yazısız. Boş yer. Boş.

Darker : Bulanık. Gizli. Karanlık. Üzüntülü. Kara. Korkutucu. Daha koyu. Işıksız. Koyu.

Unmeaning : Anlamsız. Boş.

Unexpressive : Anlamlı olmayan. Manasız. Etkileyici olmayan.

Straight faced synonyms : sourpusses, glum, inexpressive, sulkier, dour, in repose, blankest, deadpans, sourpuss, vacuous, pouter, vacant, glummest, deadpanned, deadpan, repining, morose, lugubrious, darkest, expressionless.