Unmeaning türkçesi Unmeaning nedir

Unmeaning ingilizcede ne demek, Unmeaning nerede nasıl kullanılır?

Unmeant : Kastedilmemiş. İstenmeden yapılmış. Kasıtsız.

Unmeasurable : Ölçülemez.

Unmeasured : Ölçüsüz. Ölçülmemiş. Ölçümlenmeyen. Aşırı.

İngilizce Unmeaning Türkçe anlamı, Unmeaning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unmeaning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Core : Dolgu. Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf, kor. Meyve göbeği. İç. Akımsal mıknatısların kangallarının sarıldığı yumuşak demirden, çoğu zaman halka biçimli parça. Göbeğini almak. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Çekirdek. Çekirdeğini çıkarmak.

Subject matter : Konu. Mevzu. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Mesele. Ana fikir. Mevzuu. Dava konusu. İhtilaf konusu.

 

Significance : Signifikans. Önem. Mana. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Gözlemle elde edilmiş bir ölçümün, ilgili işlemler yoluyla sınamadan geçirildiğinde, rastlantıya bağlanamayacak bir değer verme ya da anlamlı olma durumu, bk. anlamlılık sınaması. Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin türlü ekin öğeleriyle ilgili olarak yaptıkları düşünsel çağrışım. Bilişim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlam. Değer. Ağırlık.

Airiest : Hava gibi hafif. Canlı. Hafif. Çalım satan. Neşeli. Hayali. Havalı. Gevşek. Çevik.

Absurds : İpe sapa gelmez. Saçma. Uyumsuz. Olanaksız. Abzürd. Mantıksız. Gülünç. Manasız. Abes.

Abortive : Akim. Nafile. Faydasız. Verimsiz. Kısır. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması. Prematüre. Erken doğmuş. Sonuçsuz.

Devoid of meaning : Anlamı olmayan. Önemi olmayan. Önemsiz.

Deadpan : İfadesiz bir şekilde söylemek veya yapmak. Ruhsuz. Cansız. Ölü gibi. Duygusuz.

Blankest : Sövmek. Yazısız. Feshetmek. Çıkarmak. Boş kağıt. Yazısız kağıt. Şaşırmış. Açık yer.

Bathetic : Aşırı duygusal. Ağlak. Gülünç. Saçma.

Unmeaning synonyms : grammatical meaning, intent, gist, chimerical, message, overtone, emptier, colorless, unexpressive, at leisure, vacant, referent, deadpans, moral, effect, thought, unmarked, devoid, cockamamie, lexical meaning, sense, airy, barren, nicety, emptiest, blank, tenor, straight faced, blanker, absurd, expressionless, bare, toneless.

 

Unmeaning zıt anlamlı kelimeler, Unmeaning kelime anlamı

Timid : Utangaç. Korkak. Mahçup. Ürkek. Heyecanlı. Yüreksiz. Çekingen. Tavşan yürekli. Çıtkırıldım. Cesaretsiz.

Dignified : Saygın. Ağır. Kıymet verilen. Ağırbaşlı. Oturaklı. Şerefli. Asil. Onurlu. Temkinli. Efendi.

Unmeaning ingilizce tanımı, definition of Unmeaning

Unmeaning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, unmeaning words. Having no meaning or signification.