Stressful türkçesi Stressful nedir
Stressful ile ilgili cümleler
English: I never realized how stressful this job would be.
Turkish: Bu işin ne kadar stresli olacağını hiç fark etmedim.
English: I've had an extremely stressful day.
Turkish: Bugün son derece stresli bir gün geçirdim.
English: Ali has a very stressful job.
Turkish: Ali çok stresli bir işi var.
English: It's been a stressful day.
Turkish: Stresli bir gündü.
English: It's a very stressful job.
Turkish: O çok stresli bir meslek.
Stressful ingilizcede ne demek, Stressful nerede nasıl kullanılır?
Distressful : Izdıraplı. Sıkıntılı. Acıklı. Üzücü. Tedirgin edici.
Distressfully : Acıklı bir biçimde. Üzücü bir şekilde.
Distressfulness : Sıkıntılılık. Izdıraplı olma. Problemlerle boğuşma durumu. Zorluk içinde olma. Üzücülük.
Stress at break : Kopma gerilimi.
Stress corrosion : Gerilim korozyonu. Gerilimli yenim. Gerilme korozyonu. Gerilme bozunması. Stres korozyonu. Korozyon gerilmesi. Gerilimli korrozyon.
Stress curve : Gerilme eğrisi.
Stress diagram : Gerilim diyagramı. Gerilim çizgesi. Gerilme diyagramı.
Stress deformation diagram : Gerilim bozunumu çizgesi. Gerilim deformasyon diyagramı. Gerilim bozunum çizgesi. Gerilme şekil değiştirme diyagramı.
Stress corrosion cracking : Gerilimli yenim çatlaması. Gerilmeli korozyon çatlağı. Gerilim korozyonu çatlaması.
Stress fibers : Stres iplikleri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücrelerin bir yere yapışmasında, yalancı ayak ya da filopodya oluşumu sırasında meydana gelen, hücre sitoplazmasındaki aktin ipliklerinin fasin, alfa aktinin, fimbrin, filamin, villin gibi yardımcı proteinlerle oluşturdukları uzun bantlar. Mikrofilamentum.
İngilizce Stressful Türkçe anlamı, Stressful eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stressful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Goosier : Kaza özgü. Sinirli. Gıdıklamaya duyarlı. Aptal. Tedirgin. Kaza ait veya ilgili. Ahmak. Kaz gibi. Kaza benzeyen.
Emphatical : Vurgulanmış. Önemli. Katı.
Tensing : Zaman. Çekmek. Gerilmiş. Germek. Gerginleştirmek. Stres içinde. Sıkı. Kip.
Jittery : Çok sinirli. Asabi. Gergin (kimse). Korku içinde. Siniri tepesinde. Sinirli.
Trying : Çetin. Güç. Zahmetli. Üzücü.
Fraught : Endişeli. Dolu. Hileli kullanım. Yüklü. Rahatsız edici. Endişe verici. Kaygılı.
Intense : Koyu. Yoğun. Güçlü. İstekli. Çarpıcı. Dikkatli. Ateşli. Yeğin. Keskin.
In a dither : Kafası karışık. Rahatsız.
Disagreeable : Kötü. Hoş olmayan. Rahatsız edici. Kavgacı. Aksi. Tatsız. Sert. Hoşa gitmeyen. Ters. Huysuz.
Highly strung : Çok sinirli. Çok duygusal. Sinirli. Sinir küpü. Gergin (kimse). Hassas.
Stressful synonyms : nerve wracking, geared up, edgier, tensest, emphatic, accentual, emphaticical, edgiest, stressed, on edge, high strung, tenser, goosiest, tonic, tense, wired, drawn, edgy, ants in the pants, nerve racking, goosy, hard pressed, accented, unrelaxed, farfetched.
Stressful zıt anlamlı kelimeler, Stressful kelime anlamı
Agreeable : Uzlaşmacı. Anlaşmaya hazır. Makbul. Hoş. Hoşa giden. Uygun. Münasip. Mutabık. Razı. Uysal.
Stressful ingilizce tanımı, definition of Stressful
Stressful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having much stress.

Bu kısımda Stressful kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stressful ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stressful anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stressful ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.