Tensing türkçesi Tensing nedir

Tensing ingilizcede ne demek, Tensing nerede nasıl kullanılır?

Angiotensin : Anjiyotensin. Böbreklerden salgılanan renin enziminin, plazma proteinlerinden alfa-2 globulinde bulunan anjiyotensinojen üzerine etkisi sonucu oluşan, güçlü damar daraltıcı etkiye sahip ve merkezi sinir sisteminde uyarıya neden olan polipeptit yapısında maddeler.

Angiotensin converting enzyme : Anjiyotensin çevirici enzim. Büyük oranda akciğerlerde bulunan ve anjiyotensin ı’i, güçlü damar büzücü etkiye sahip olan anjiyotensin ıı’ye dönüştüren enzim. Ace. Anjiotensin dönüştürücü enzim. Anjiyotensin dönüştürücü enzim.

Angiotensini : Anjiyotensin ı. Kan basıncının artırılmasında görevli renin-anjiyotensin mekanizmasının bir bölümünü oluşturan, anjiyotensinojenden biçimlenen protein yapılı bir molekül.

Angiotensinii : Anjiyotensin ıı. Anjiyotensin dönüştürücü enzim tarafından anjiyotensin ı’den oluşan, damar büzücü özelliğiyle çevresel damar direncini artıran, adrenal kabuktan aldosteron oluşumu ve salınımını artıran ayrıca, kan basıncını da artırarak renin-anjiyotensin mekanizmasının önemli bir parçası olan bir peptit.

 

Angiotensinogen : Karaciğerde oluşan, molekül ağırlığı 55000 dalton olan, plazmada alfa-2 globulin yapısında ve renin enzimi tarafından anjiyotensin ı’e dönüştürülen, kan basıncını artıran renin-anjiyotensin mekanizmasının bir parçası olan bir protein. Anjiyotensinojen.

Urotensine : Ürotensin. Ürofizde depo edilen, su dengesi ve sodyumun düzenlenmesinde görevli nörosekresyon maddesi.

Neurotensin : Nörotensin. Nörotansin. Mide asit salgısı üzerine baskılayıcı etki yapan ve bağırsak içinde yağ içeriğinin artması üzerine salgılanan bir bağırsak salgısı.

Tensile : Gerilme. Gerilip uzayabilir. Çekme. Sündürülebilir. Gerilir. Çekmeye dayanır. Germe. Gerginlik. Gerilebilir.

Tensile force : Gerdirme kuvveti. Gerilme kuvveti. Çekme kuvveti. Germe kuvveti.

Renin angiotensin system : Böbrek üstü bezi kabuğunun zona glomeruloza bölgesinden aldosteronun salgılanmasını düzenleyen enzim sistemi. Renin-anjiyotensin sistemi.

İngilizce Tensing Türkçe anlamı, Tensing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tensing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flex : Tel. Bükmek (kası). Esnek kablo. Esnetmek. Kasmak. (kas) kasmak. Kordon. Bükmek. Eğmek.

Bouts : Maç. Kriz. Devre. Eskrim maç. Gösteri. Nöbet. Müsabaka. Müddet. Süre.

Tense : Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman.

 

Arrest : Tutuklama. Bitirmek. Gelen kimse. Çekmek (dikkat). El koymak. Varan kimse. Kesmek. Arrest. Tutuklamak.

High strung : Gergin (kimse). Sinirleri gergin. Asabi. Çok sinirli. Sinirli.

Allured : Cezbetmek. Çekme. Çekici. Baştan çıkarmak. Ayartmak. Aklını başından almak. Aklını başından almak (argo terim). Aklını çelmek. Albeni.

Paradigms : Çekim örneği.

Under a strain : Basınç altında. Gerginleşmiş. Baskı altında.

Bag : Çantaya koymak. Aşırmak. Çuvala koymak. Torbalanmak. Yakalamak. Kapmak (sandalye). Torbaya koymak. Sarkmak. Çalmak.

Tensing synonyms : nervous strain, be tightened, drew, attracts, era, drawn, duration, ants in the pants, abidden, outstretched, edgier, mental strain, tenseness, abides, experiment, unrelaxed, fast, hung on, fraught, hang on, wired, be stretched, cycle, clinging, close fit, epochs, stressful, distends, highly strung, fastest, hour, abrook, absorbs.

Tensing zıt anlamlı kelimeler, Tensing kelime anlamı

Atonicity : Atonisite. Vurgusuzluk. Baskısızlık (sesbilimi). Kas gergi yitimi. Yumuşaklık. Atoni. Gevşeklik. Vurgu eksikliği. Kas zayıflığı.

Finished : Cilalı. Tamam. Bitik. Bitmiş. Sona ermiş. Tamamlanmış. Tam. Mafiş. Hazır. Bitirilmiş.