Angiotensinii türkçesi Angiotensinii nedir

  • Anjiyotensin dönüştürücü enzim tarafından anjiyotensin ı’den oluşan, damar büzücü özelliğiyle çevresel damar direncini artıran, adrenal kabuktan aldosteron oluşumu ve salınımını artıran ayrıca, kan basıncını da artırarak renin-anjiyotensin mekanizmasının önemli bir parçası olan bir peptit.
  • Anjiyotensin ıı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Angiotensinii ingilizcede ne demek, Angiotensinii nerede nasıl kullanılır?

Angiotensini : Anjiyotensin ı. Kan basıncının artırılmasında görevli renin-anjiyotensin mekanizmasının bir bölümünü oluşturan, anjiyotensinojenden biçimlenen protein yapılı bir molekül.

Angiotensin converting enzyme : Anjiyotensin dönüştürücü enzim. Büyük oranda akciğerlerde bulunan ve anjiyotensin ı’i, güçlü damar büzücü etkiye sahip olan anjiyotensin ıı’ye dönüştüren enzim. Anjiyotensin çevirici enzim. Ace. Anjiotensin dönüştürücü enzim.

Renin angiotensin system : Böbrek üstü bezi kabuğunun zona glomeruloza bölgesinden aldosteronun salgılanmasını düzenleyen enzim sistemi. Renin-anjiyotensin sistemi.

Angiotensin : Anjiyotensin. Böbreklerden salgılanan renin enziminin, plazma proteinlerinden alfa-2 globulinde bulunan anjiyotensinojen üzerine etkisi sonucu oluşan, güçlü damar daraltıcı etkiye sahip ve merkezi sinir sisteminde uyarıya neden olan polipeptit yapısında maddeler.

 

Angiotensinogen : Karaciğerde oluşan, molekül ağırlığı 55000 dalton olan, plazmada alfa-2 globulin yapısında ve renin enzimi tarafından anjiyotensin ı’e dönüştürülen, kan basıncını artıran renin-anjiyotensin mekanizmasının bir parçası olan bir protein. Anjiyotensinojen.

İngilizce Angiotensinii Türkçe anlamı, Angiotensinii eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Angiotensinii ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abaxial : Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal.

Angiotensin : Böbreklerden salgılanan renin enziminin, plazma proteinlerinden alfa-2 globulinde bulunan anjiyotensinojen üzerine etkisi sonucu oluşan, güçlü damar daraltıcı etkiye sahip ve merkezi sinir sisteminde uyarıya neden olan polipeptit yapısında maddeler. Anjiyotensin.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Angiotonin : Anjiyotonin. Hipertansin. Kan damarlarını sıkıştırmak için kullanılan kimyasal.

Abdomen : Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Angiotensinii synonyms : hypertensin, a band, abdominal ovariectomy, a dna, abdominal palpation, abattoir, a c syndrom, a amplitude mod, abamectin.