Stretchiest türkçesi Stretchiest nedir

Stretchiest ingilizcede ne demek, Stretchiest nerede nasıl kullanılır?

Stretchier : Esnek. Gerilen. Elastik. Uzayan.

Stretchiness : Esneklik.

Stretching : Genleşme. Esnetme. Uzatma. Streçleme. Esneme. Uzama. Türlü nedenlerle kısalan kasları açmak ve uzatmak için bağlı bulundukları eklemlerde yapılan esnek, yaylı ve zorlu germe devinimi. Gerinme. Gerilme.

Stretching a belt : Kayış germe.

Stretching exercises : Esnetme alıştırmaları. Türlü nedenlerle, kısalan kasları açmak ve uzatmak için bağlı bulundukları eklemlere, daha etkili olur düşüncesiyle çokluk eşli olarak uygulanan edilgin dirençli, esnek, yaylanmalı ve de zorlu germe alıştırmaları. Germe egzersizi.

Stretch a rule : Kuralı harfi harfine uygulamamak. Kuralın bir kısmını görmezlikten gelmek.

Stretch a point : Bir şeye göz yummak. Ayrıcalık yapmak. Bir istisna yapmak. Abartmak.

Stretching screw : Çevirmeli gergi aparatı.

Stretch of imagination : Hayal gücünü zorlama.

Stretch mark : Deride çatlak. (özellikle hamilelikte) çatlak.

İngilizce Stretchiest Türkçe anlamı, Stretchiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stretchiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flexible : Elastiki. Yumuşak başlı. Uysal. Esneyebilir. Bükülme esnekliği gösteren. Esner. Bükülgen. Hareket kabiliyeti yüksek. Esneklik.

 

Supplest : Uysal. Suple. Bükülgen. Yumuşak. Çeviklikle hareket edebilen. Yumuşak ve esnek. Yumuşatmak. Kıvrak. Yeni durumları çabuk kavrayıp onlara alışabilen (zeka).

Stretchy : Esner. Uzar.

Elastic : Elastik şey. Silgi. Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalan (özdek, nesne vb.). Uyumlu. Lastik. Değişebilir. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Elastiki.

Supple : Akıcı ve hoş (üslup). Uysal. Bükülgen. Çeviklikle hareket edebilen. Yumuşatmak. Yumuşak ve esnek. Kıvrak. Yeni durumları çabuk kavrayıp onlara alışabilen (zeka). Uyumlu.

Flexile : Yumuşak başlı. Bükülür. Uysal. Değişken. Hareket kabiliyeti yüksek.

Lither : Kolay eğilip bükülebilen. Esnek vücutlu. Kıvrak. Eğilip bükelebilen.

Nonrigid : Gevşek. Katı olmayan. İskeletsiz (uçak). Esnemez olmayan. Bağları sıkı olmayan. Esner.

Elasticity : Elastikiyet. Bir fonksiyonel ilişkide, diğer bağımsız değişkenler sabitken, bağımsız bir değişkendeki yüzde değişmenin bağımlı değişkende yarattığı yüzde değişmeyi ölçen, yani bağımlı değişkendeki oransal değişmenin bağımsız değişkendeki oransal değişmeye oranı biçiminde ifade edilen duyarlılık katsayısı. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Enine elastisite modülü. Elastiklik. Bir cismin, kuvvet etkisiyle uzunluk, oylum ya da biçimce değişikliğe uğraması, ve kuvvet kalkınca başlangıç biçim ve boyutlarını yeniden bulması özelliği. Yapağının gerildikten sonra tekrar önceki pozisyonuna veya uzunluğuna geri dönebilme yeteneği. Özdeğin, uygulanan kuvvet kaldırıldıktan sonra tikel olarak ya da tümüyle başlangıç biçimini alabilme özelliği. Esneklik. Elastısıte.

 

Limped : Aksamak. Bükülgen. Hamur gibi. Gevşek. Topallama. Yumuşak. Topallamak. Aksatmak. Pörsük.

Stretchiest synonyms : resilient, stretchability, springy, limp, elastics, stretch, expansible, prolonging, lithest, limbering, stretchier, springier, snap, ductile, limps, elastip, lithe, springiest, responsive, extendible, suppler, extended, lithesome, limber.

Stretchiest zıt anlamlı kelimeler, Stretchiest kelime anlamı

Inelasticity : Esnek olmayış. Esnemezlik. Dik olma. Esnek olmama. Esnememe. Elastikiyetsizlik. Katı olma.