Stretching türkçesi Stretching nedir

  • Esnetme.
  • Genleşme.
  • Türlü nedenlerle kısalan kasları açmak ve uzatmak için bağlı bulundukları eklemlerde yapılan esnek, yaylı ve zorlu germe devinimi.
  • Gerilme.
  • Uzatma.
  • Germe.
  • Esneme.
  • Streçleme.
  • Jimnastik alanında kullanılır.
  • Gerinme.
  • Uzama.

Stretching ile ilgili cümleler

English: Ali stopped stretching.
Turkish: Ali gerinmeyi durdurdu.

Stretching ingilizcede ne demek, Stretching nerede nasıl kullanılır?

Stretching a belt : Kayış germe.

Stretching exercises : Türlü nedenlerle, kısalan kasları açmak ve uzatmak için bağlı bulundukları eklemlere, daha etkili olur düşüncesiyle çokluk eşli olarak uygulanan edilgin dirençli, esnek, yaylanmalı ve de zorlu germe alıştırmaları. Germe egzersizi. Esnetme alıştırmaları.

Stretching factor : Germe etmeni.

Stretching screw : Çevirmeli gergi aparatı.

Contrast stretching : Karşıtlığı arttırma. Karşıtlığı artırma.

Stretchiest : Uzayan. Gerilen. Esnek. Elastik.

Stretch a point : Bir istisna yapmak. Bir şeye göz yummak. Ayrıcalık yapmak. Abartmak.

Overstretching : Aşırı germe. Aşırı germek.

Stretchiness : Esneklik.

Stretch of imagination : Hayal gücünü zorlama.

İngilizce Stretching Türkçe anlamı, Stretching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stretching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Outreach : Aşmak. Daha ileri gitmek. Geçmek. Sosyal yardım. Daha iyi uzanmak.

Distention : Genişleme. Büyüme. Distansiyon. Genişletilme. Karında şişkinlik. Şişme. Şişirilme. Büyütülme.

Lifting : Yükseltme. Asansörle çıkarma. Kaldıran. Kaldırma. Vücudun herhangi bir bölümünü bulunduğu yerden yükseltme.

Expansions : Gelişme. İlerleme. Büyüme. Genişlik. Genişleme.

Dilatations : Genleşim. Genişleme. Tevessü. Dilatasyon. Açılma.

Continuation : Devam. Sürme. Süreklilik. Arka. Zeyil. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Devam etme. İdame. Sürdürme.

Bending : Bükme. İğme. Katlama. İnhina. Bel verme. Kıvırma. Bükülme. Eğilme.

Oscitation : Ayakta uyuma. Dikkatsizlik.

Prolongation : Sürdürme. Temdit. Uzatılma. Devam ettirme. Geciktirme. Vadenin uzatılması. Uzantı.

Extension : Ek. Ekleme. Bir olgu, kavram ya da anlatımın anlamsal çerçevesi ya da tanımsal kuşatımı. bk. içerim. Genişletme. Dahili telefon hattı. Uzantı. Temdit. Aktarım eki. Ek süre. Kapsam.

Stretching synonyms : physical exercise, physical exertion, gape, arms mid downwards, dilation, circumflexes, spreading out, arm circling, straining, distentions, stretches, flexions, continuations, elongations, exercising, flection, shimmying, arm exercises, arms held forward reach standing, carrying over, contango, arms downward, exercise, yawn, strain, extending, staying, tensile, arm jumps with body swinging, tautening, distensions, turgor, outreached.

Stretching zıt anlamlı kelimeler, Stretching kelime anlamı

Flexion : Kıvrım. Burkulma. Bükülme. Esneme. Çekim (dilbilgisi terimi). Çevrilme. Büküm. Eğilme. Bükülüm. Dirsek.

 

Contraction : Kapma. Biyoloji, coğrafya, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Daralma. Daraltma. İlişki kurma. Ayrı hecelerdeki iki ünlünün bir tek ünlüde veya birden çok hecedeki seslerin tek hecede toplanması olayı. bu olay daha çok kelime birleşmelerinde görülür: gidemedim (< kēt-e umadum), sekiz on > seksen, dokuz on > doksan, cumartesi (< cuma ertesi), niçin (< ne için), neyse (< ne ise), her neyse (< her ne ise), nasıl (< ne asıl), neylersin (< ne eylersin), ayol (< ay oğul), güllaç (< güllü aş), sütlaç (< sütlü aş), yirmi (< yigirmi), doğurmak > dbormak, yapurgak > yaprak, geleceğim > gelcem vb. Bir kasın, telin vb.nin görev sırasında kısalması. kontraksiyon. Kasılma. Bir kasın uyarılması sonucu, ince ipliklerin kalın iplikler üzerinde kaymasıyla meydana gelen kas boyundaki kısalma. izotonik, izometrik ve tetanik kasılma tipleri vardır, kontraksiyon. Kaynaşmış sözcük.