Outreach türkçesi Outreach nedir

Outreach ingilizcede ne demek, Outreach nerede nasıl kullanılır?

Outreach program : Sosyal yardım programı. Destek programı.

Outreached : Geçmek. Sosyal yardım. Uzama. Aşmak. Daha ileri gitmek. Daha iyi uzanmak.

Outreaches : Aşmak. Uzama. Geçmek. Sosyal yardım. Daha ileri gitmek. Daha iyi uzanmak.

Outreaching : Sosyal yardım. Geçmek. Daha ileri gitmek. Daha iyi uzanmak. Aşmak. Uzama.

Outreason : Akıl yürütmede daha iyi olmak. Tartışmada üstün çıkmak. Atlatmak. Mantıklı düşünmede üstün olmak.

Accoutred : Donanımlı. Teçhizatlı. Askeri olarak teçhizalandırılmış.

Outreasons : Mantıklı düşünmede üstün olmak. Tartışmada üstün çıkmak. Atlatmak. Akıl yürütmede daha iyi olmak.

Accoutrement : Donanım. Teçhizat.

Outrace : Yarışma kazanmak. Yarışı kazanmak. Yarışta galip gelmek. Hızda üstün çıkmak.

Outreasoning : Mantıklı düşünmede üstün olmak. Atlatmak. Akıl yürütmede daha iyi olmak. Tartışmada üstün çıkmak.

İngilizce Outreach Türkçe anlamı, Outreach eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outreach ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outdistances : Geride bırakmak (yarışta). Geçmek (koşuda). Daha hızlı gitmek. Arkada bırakmak. Geride bırakmak.

 

Climb over : Önemli yükseklikteki herşeyi aşmak.

Be current : (para vb) geçerli olmak.

Fringe benefits : Ücret dışı yararlar. Ek ücretler. Ek menfaatler. Ücret dışı ödemeler. Yan hak. Maaş veya ücret dışında, çalışanlara sağlanan her türlü hizmet ve olanaklar. Ek olanaklar (şirket arabası veya lojman vb). Maaş dışında verilen haklar. İşte ek olanaklar.

Elongation : Isıtma ya da çekme ile bir cismin boyca büyümesi. Gezegen-yer-güneş üçlüsünün oluşturduğu açı; yer'den gezegene ve güneş'e bakan iki doğrultu arasındaki açı. Germe. Uzanma. Uzatma. Boyuna. Genişleme. Uzanım. Sürdürme. 50 s ribozamal alt birimindeki p noktasına tutunmuş olan peptit zincirinin uzaması, elongasyon.

Reaching : Uzatmak. İdrak etmek. Uzanmak. Bulmak. Uzanıp vermek. İletişim sağlamak. Ulaşma. Yetişmek. Çarpmak. Ulaşmak.

Better : Islah etmek. Geliştirmek. Yakşırak. İlerletmek. Düzeltmek. Daha iyi. Daha iyi yapmak. Daha iyi şekilde. İyileşmek.

Encroach : (birinin hakkına) tecavüz etmek. Hakkına tecavüz etmek. Tecavüz etmek. Haddini aşmak. Hakkında tecavüz etmek. Sokulmak. El uzatmak. Kötüye kullanmak. İleri gitmek.

Reach : İle iletişim kurmak. Ulaşmak. Çarpmak. Yetişmek. İletişim sağlamak. -e varmak. Elin erişebileceği uzaklık. İdrak etmek. Uzatıp vermek. Görüşmek.

Outreach synonyms : public assistance, social relief, be mentioned, beat, welfare work, public relief, bettering, outstripping, subsistence allowance, stretch, besting, prolongation, abate, exceeded, bestride, bestrode, social aids, outranging, outstripped, betters, outreaching, outreaches, be valid, elongations, social aid, stretching, defeating, blow over, outdistancing, be transmitted, be over, spreading out, abates.

Outreach ingilizce tanımı, definition of Outreach

Outreach kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To reach beyond.