Striated border türkçesi Striated border nedir

  • Bağırsak epitelinde silindirik hücrelerin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek maksadıyla oluşan, içinde aktin filamentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, ışık mikroskobunda hücrelerin üzerinde ikinci bir çizgi görüntüsü oluşturan, düzgün sıralı mikrovillüs denilen parmak şeklindeki katlanmaların oluşturduğu yapı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Çizgili kenar.

Striated border ingilizcede ne demek, Striated border nerede nasıl kullanılır?

Striated : Çizgili. Çizik. Strialı. Yivli. Damarlı. Striyate.

Border : Sınırlamak. İle ortak sınıra sahip olmak. Koşu yolu kıyısı. Yakına gelmek. Sınır olmak. Kenar süsü. Sınırdaş olmak. Hudut. Tarh. Üst sahne boşluğu.

Striated discharge : Tabakalı deşarj. Bir uçun içinde, elektriksel boşalım sırasında üst-üşek bölgesinde karanlık ya da değişken ışıklı kuşaklar oluşumu. Katmanlı boşalım.

Striated muscle : İskelet kası. Vücut kaslarının önemli bir bölümünü oluşturan, uzun silindirik kas tellerinden yapılan, iyi gelişmiş çapraz çizgiler içeren ve istemli çalışan, kas lifleri arasında anatomik ve işlevsel bir bağlantı olmayan ve yalnız sinir yoluyla etkin olan kas dokusu tipi, iskelet kası. Çizgili kas. Kas telleri üzerinde enine çizgiler gösteren ve çalışması isteme bağlı kas dokusu tipi. iskelet kası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Striated rock : Çizikli taş. Üzerinden geçen sert ve ağır buzullarla çizilmiş yerlikaya ve buzultaşlar. bk. parlatılmış kayaç. Çizgili taş.

Striated scops owl : Çizgili ishakkuşu. Çizgili ishak kuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, baykuşlar (strigiformes) takımının, baykuşgiller (strigidae) familyasından, türkiye'de yalnız antakya, gazi antep, şanlı urfa ve mardin civarında, park, bahçe ve açık arazilerde yaşayan, fare, kurbağa, kertenkele ve sümüklüböceklerle beslenen yerli bir tür. çizgili baykuş.

İngilizce Striated border Türkçe anlamı, Striated border eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Striated border ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

Striated border synonyms : abo blood groups system, abiotic factor, aardvark, a cell, acacia, a cells.