Strike breaker türkçesi Strike breaker nedir
- Grev kırıcı.
- Grev kırıcı işçi.
- Grevdeki işçinin yerini alan kişi.
Strike breaker ingilizcede ne demek, Strike breaker nerede nasıl kullanılır?
Strike : İşverenle işçiler arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle işçilerin toplu olarak işi bırakmaları. Vuruş. Nükleer saldırı. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çakmak (kibriti). Grev. Çalma. Petrol bulma. Basmak (madeni parayı). Ayırmak.
Breaker : Kesici. Çatlayan dalga. Mancana (gemi). Kıyıya vuran büyük dalga. Sığlığa ulaşınca genel devinim kuramından ayrılarak çatlayıp köpüklü bir görünüm alarak kıyıya doğru yer değiştiren dalga türü. Konkasör. Kırıcı. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Kıran şey veya kimse. Kinci.
Strike a bad patch : Başı dara düşmek.
Strike a balance : Hesapları dengelemek. Bilanço çıkarmak. Dengeyi bulmak. Ortak nokta bulmak. Denge sağlamak. Hesaplan dengelemek. Uzlaşmak. Ortak taban bulmak. Ortak noktada buluşmak. Anlaşmaya varmak.
Strike a bargain : Pazarlıkta anlaşmak. Sonuca varmak. Pazarlıkta anlaşmaya varmak. Mutabakat yapmak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak. Uzlaşmak. Bir pazarlıkta uyuşmak. Mutabakata varmak. Mutabık kalmak.
Strike a blow : Atak yapmak. Ağır bir darbe indirmek. Hücum etmek. Saldırı yapmak.
İngilizce Strike breaker Türkçe anlamı, Strike breaker eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Strike breaker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fink : İspiyoncu. Alçak kimse. Sevilmeyen kimse. Ajan. Muhbir. Gammazcı. Polis ajanı.
Scabs : Kabuk bağlamak (yara). İt herif. Kabuklanmak. Kabuk. Yara kabuğu. Koyun uyuzu. Uyuz. Kabuk bağlamak. Kısır.
Blackleg : Adı kötüye çıkmış kumarbaz. Yaz aylarında, meradaki geviş getiren hayvanlarda görülen, kaslardaki latent clostridium chauvoei sporlarının etkinleşmesiyle oluşan, yüksek ateş, kısa sürede ölüm ve kangrenli kas yangısıyla belirgin toksemik hastalık, amfizemli kangren, semptomatik şarbon, hlk. kara yakma, kara yandık, kara yanık. Hilekar kumarbaz. Greve katılmayan kişi. Grev sırasında çalışan işçi. Üçkağıtçı. Yanıkara. Greve katılmamak.
Finks : Gammazcı. Polis ajanı. Sevilmeyen kimse. Alçak kimse. İspiyoncu. Ajan. Muhbir.
Scab : İt herif. Kabuk. Kabuk bağlamak. Yara kabuğu. Kabuklanmak. Koyun uyuzu. Yara yüzeyinde oluşan kabuk. yara kabuğuyla kaplanma. evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu veya kalkerli kısımları. Kabuk bağlamak (yara).
Strikebreaker : Grev sırasında çalışan işçi. Grevi ihlal eden. Greve katılmayan işçi. Grev bozucu. Grevi bozan. Grev kırıcısı.
Strikebreakers : Grevi ihlal eden. Grev sırasında çalışan işçi. Grevi bozan. Grev kırıcısı. Grev bozucu. Greve katılmayan işçi.
Knobstick : Ucunda topuzu olan değnek veya sopa. Katılmayı reddeden veya işçi sendikasından ayrılan kimse.

Bu kısımda Strike breaker kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Strike breaker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Strike breaker anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Strike breaker ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.