Stroker türkçesi Stroker nedir

  • Otuzbirci.
  • Mastürbatör.
  • Mastürbasyon yapan.
  • Stroklu krank mili kullanılan motor.

Stroker ingilizcede ne demek, Stroker nerede nasıl kullanılır?

Strokers : Otuzbirci. Mastürbatör. Mastürbasyon yapan. Stroklu krank mili kullanılan motor.

Backstroker : Sırtüstü yüzen kimse. Ters vuruşlar yapan kimse.

Stroke a boat : Kürekçilere hareket işareti vermek.

Stroke font : Çizgili yazı tipi.

Stroke of genius : Parlak bir fikir. Dahiyane bir fikir.

Four stroke cycle : Dört zamanlı motor. Dört silindirli motor içinde her yanma ile meydana gelen dört pistonun hareketi.

Four stroke cycle engine : Dörtevreli motor. Emme, sıkıştırma, güç iletme ve atma işlemlerinden oluşan bir çevrimi, anadingilin iki dönüşünde tümleyen motor.

On the stroke of twelve : Saat tam onikide.

Had a stroke of luck : Şansı açıldı. Talih kuşu kondu.

A stroke of genius : Dahiyane bir hareket.

İngilizce Stroker Türkçe anlamı, Stroker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stroker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tosser : Aptal. Mankafa. Dönüp duran kıpırdanan kimse veya şey. Yuvarlanan kimse veya şey. Ahmak. Geri zekalı. Salak.

Rear end : Kıç. Arka uç. Popo. Arka taraf.

Spang : Kesin olarak (argo terim). Tam bir şekilde. Kusursuz bir şekilde.

 

Trouble : Tedirgin etmek. Rahatsız etmek. Zahmet vermek. Dert etmek. Sorun. Zahmet. Başını ağrıtmak. Bela. Üzmek. Problem.

Jar : Bira bardağı. Çatışmak. Gıcırtı. Titretmek. Kavga. (kulak) tırmalamak. Sarsılmak. Sinirlendirmek. Didişme. Zangırdatmak.

Bump into : Toslamak. Bindirmek. Arabayla (ağaca vb) çarpmak. Karşılaşmak. Çarpmak. Hızla çarpmak. Çarpışmak. Rastlantı sonucu karşılaşmak. Rastlamak. Rastgelmek.

Experience : Deney. Bilgi ve beceri kazandırıcı bilinçli ya da bilinçsiz kişisel edinim ve yaşantı. Keder sıkıntı vb'ni çekmek. Deneyim yaşamak. Karşılaşmak. Olayların zorunlu bağlantılarının, özelliklerinin ve yasalarının ortaya çıkarılmasına, ussal etkinlik yöntem ve araçlarının bulunup denenmesine olanak veren; insanın doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki kılgısal eylemi. Maruz kalmak. Başına gelmek. Yaşantı. Denemek.

Alienate : Ferağ ve temlik etmek. Temlik etmek. Devir ve ferağ etmek. Uzaklaştırmak. Devretmek. Aralarını açmak. Soğutmak. Yabancılaştırmak. Yabancılaşmak.

Impress : Kafasına sokmak. Damgalamak. Basmak (damga). Sıkıştırmak. Zorlamak. Etkilemek. Aklına sokmak. Zorla askere almak. Baskı yapmak. Göz doldurmak.

Sadden : Efkarlanmak. Üzülmek. Üzmek. Kederlenmek. Kederlendirmek. Hüzünlendirmek. Koymak.

Stroker synonyms : butt against, knock against, jar against, strike a chord, collide, bottom, clash, spat, bottom out, knock, affect, propel, strike dumb, awaken, stir, instill, ping, pierce, collide with, upset, wanker, prompt, ingrain, impinge on, move, motivate, incite, sweep off, broadside, disturb, hit home, feel, sweep away.

Stroker zıt anlamlı kelimeler, Stroker kelime anlamı

 

Miss : Kaçırmak. İsabet etmeme. Iska geçmek. Özlemek. Karavana. Kız. Evli olmayan bayan. Hanım. Iska. Özlem duymak.

Gladden : Mutlu etmek. Sevinmek. Memnun etmek. Sevindirmek.

Stroker ingilizce tanımı, definition of Stroker

Stroker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, one who pretends to cure by stroking. One who strokes.