Strokers türkçesi Strokers nedir

  • Otuzbirci.
  • Mastürbatör.
  • Stroklu krank mili kullanılan motor.
  • Mastürbasyon yapan.

Strokers ingilizcede ne demek, Strokers nerede nasıl kullanılır?

Stroker : Mastürbasyon yapan. Stroklu krank mili kullanılan motor. Otuzbirci. Mastürbatör.

Backstroker : Ters vuruşlar yapan kimse. Sırtüstü yüzen kimse.

Stroke a boat : Kürekçilere hareket işareti vermek.

Stroke font : Çizgili yazı tipi.

Stroke of genius : Parlak bir fikir. Dahiyane bir fikir.

Stroke width : Çomak kalınlığı. Çomak genişliği. Strok genişliği.

Four stroke engine : Dört zamanlı motor.

Stroke volume : Vurum hacmi. Bir kalp atımında her bir karıncığın pompaladığı kan miktarı. Strok veya kurs hacmi.

Four stroke cycle engine : Dörtevreli motor. Emme, sıkıştırma, güç iletme ve atma işlemlerinden oluşan bir çevrimi, anadingilin iki dönüşünde tümleyen motor.

Stroke of luck : Talih kuşu.

İngilizce Strokers Türkçe anlamı, Strokers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strokers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wanker : Mastürbasyoncu. Denyo. Dallama. Otuz birci (britanya argosu). Adi. Şerefsiz. Adi şerefsiz. Bir işle ciddi olarak ilgilenmeyen kimse. Puşt.

Miscue : Dalgınlıkla yapılan hata. Yanlış vuruş yapma (bilardo). Hata. Yanlış.

 

Motion : İşaret etmek. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Önerge. Güdü. Çalışma. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Devinim. Hareket ettirmek. El ile işaret etmek.

Shot : Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Deneme. Yudum. Eski. Vurulmak. Vuruş. Nişancı. Şut. Aşı. Eskimiş.

Play : Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Sahne yapıtı. Kımıldamak. Sunmak. Turneye çıkmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Çalmak (müzik terimi). Numarası yapmak. Hareket etmek. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi.

 

Maneuver : Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Önlem almak. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Manevra yapmak. Manevra. Bkz.manoeuvre. Hile yapmak. Tedbir. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Dolap çevirmek.

Undercut : Alttan vurmak. Fiyat kırmak. Başkalarından daha ucuza satmak. Kesme vuruşu yapmak (tenis). Düşük fiyat teklif etmek (başkasının önerdiği fiyattan). Düşük fiyat vermek (başkasının önerdiği fiyattan). Daha ucuza satmak. Altını oymak. Alttan kesmek. Ucuza satmak (başkasının önerdiği fiyattan).

Cannon : Çarpmak. Karambol bilardo. Büyük top. Borbardıman etmek. Bombardıman etmek. Karambol (bilardo). Hızla vurmak. Top. Karambol yapmak. Bombardıman silahı.

Cut : İndirimli. Kurgulamak. Kes. Kesik. Sapmak. Pay. Yontmak. Hadım etmek. Diş çıkarmak. Topsuz giriş.

Strokers synonyms : masse shot, outstroke, golf shot, cam stroke, instroke, baseball swing, golf stroke, stroker, tosser, movement, follow through, manoeuvre, carom, swipe, swing, tossers, throw, tennis stroke, masse, tennis shot, break.