Strolling türkçesi Strolling nedir
Strolling ile ilgili cümleler
English: I was strolling down the avenue.
Turkish: Sokakta dolaşıyordum.
English: I spent my time strolling about the streets.
Turkish: Zamanımı sokaklarda dolaşarak harcadım.
Strolling ingilizcede ne demek, Strolling nerede nasıl kullanılır?
Stroll around : Dolaşmak. Gezmek.
Take a stroll : Dolaşmak. Çevreyi dolaşmak. Tur atmak. Gezintiye çıkmak. Gezinmek. Dolanıp durmak.
Where is the best place to go for a stroll : .
Stroll : Dolaşma. Serbest yürüyüş. Dolanmak. Dolaşmak. Gezinti. Gezinmek. Tur. Dolanıp durmak. Ağır ağır gezinmek. Gezip dolaşmak.
Strolled : Gezme. Dolanmak. Dolaşmak. Gezinti. Tur. Serbest yürüyüş. Dolaşma. Gezip dolaşmak. Dolanıp durmak. Gezinmek.
Stroller : Çocuk arabası. Katlanır bebek arabası. Gezginci. Bebek arabası. Gezici. Gezinen kimse. Puset. Avare.
Astrologer : Müneccim. Astrolog. Yıldız falcısı.
Astrologic : Astroloji ile ilgili. Astrolojik.
Astrologers : Yıldız falcısı. Müneccim. Astrolog.
Astrolabe : Usturlab. Güneş ve yıldızların gözerimi yüksekliklerini ölçüp buradan zaman hesabı yapmayı sağlayan eski bir gözlem aracı. Usturlap.
İngilizce Strolling Türkçe anlamı, Strolling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Strolling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clang : Çınlamak. Çınlatmak. Tınlamak. Tınlatmak. Şakırdamak. Tıngırdamak. Tangırdamak. Sesli çaldırmak. Çınlama.
Roamed : Amaçsız gezinmek. Dolaşma. Sürtmek. Gezme. Gezinmek. Gezmek. Dolaşmak. Aylak aylak dolaşmak.
Promenading : Piyasa etmek. Gezdirmek. Gezmek. Piyasa yapmak. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezi. Mesire. Gezme. Gezinmek.
Rolled : Silindirlenmiş. Dönmüş. Yuvarlanmış. Çekme. Bir makara veya bobine sarılmış. Sarılmış. Haddelenmiş. Bir silindir şekline dönüşmüş. Etrafında döne döne hareket etmiş.
Clangoring : Şıkırdamak. Madeni ses çıkarmak. Gürültü. Çınlama. Şakırtı. Şıkırdatmak. Madeni ses.
Resonances : Seselim. Salınım. Yankılaşım. Sesi şiddetlendirme özelliği. Sesi yansıtma. Yankılama. Çınlama. Rezonans. Çınlanım.
Clangour : Şakırtı. Çınlama. Madeni ses. Madeni ses çıkarmak. Şıkırdatmak. Gürültü. Şıkırdamak.
Saunter : Başıboş gezinme. Aylak aylak gezinmek. Aylak aylak dolaşma. Sallana sallana yürümek. Boş boş gezmek. Dolaşmak. Başıboş gezin. Avare avare dolaşmak. Dolanıp durmak.
Tramps : Yürümek. Çiğnemek. Ağır adımlarla yürümek. Kuvvetli adımlarla yürümek. Dolaşmak. Dolaşmak (bir yeri). Serserice dolaşmak. Serseri. Yaya gitmek.
Clangoured : Şakırtı. Gürültü. Çınlama. Madeni ses çıkarmak. Şıkırdamak. Madeni ses. Şıkırdatmak.
Strolling synonyms : tramp, clangor, saunters, pronounceable, promenade, clangors, resonations, idleness, sounding, navigating, promenades, roam, robbery, roams, resonance, navigation, trilled, sauntered, clink, resonation, promenaded, clangored, clangours, go around.
Strolling zıt anlamlı kelimeler, Strolling kelime anlamı
Unpronounceable : Telaffuz edilemeyen. Telaffuzu mümkün olmayan.
Adult : Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Ergin. Er kişi. Yetişkin kişi. Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Reşit. Büyümüş. Yetişkin.

Bu kısımda Strolling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Strolling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Strolling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Strolling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.