Stroll türkçesi Stroll nedir

Stroll ile ilgili cümleler

English: The boss strolled around the balcony above the office, observing the workers.
Turkish: Patron, yazıhanenin üzerindeki balkonda işçileri gözleyerek gezindi.

English: I was strolling down the avenue.
Turkish: Sokakta dolaşıyordum.

English: Ali and Mary took a stroll together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte çevreyi dolaştı.

English: I spent my time strolling about the streets.
Turkish: Zamanımı sokaklarda dolaşarak harcadım.

English: I strolled along the streets to kill time.
Turkish: Zaman geçirmek için caddelerde dolaştım.

Stroll ingilizcede ne demek, Stroll nerede nasıl kullanılır?

Stroll around : Gezmek. Dolaşmak.

Take a stroll : Gezintiye çıkmak. Tur atmak. Dolaşmak. Dolanıp durmak. Gezinmek. Çevreyi dolaşmak.

Where is the best place to go for a stroll : .

Strolled : Gezinti. Gezinmek. Dolaşmak. Dolanıp durmak. Ağır ağır gezinmek. Gezme. Tur. Dolanmak. Gezip dolaşmak. Serbest yürüyüş.

Stroller : Avare. Gezginci. Katlanır bebek arabası. Gezinen kimse. Puset. Bebek arabası. Çocuk arabası. Gezici.

Strolling : Tınlama. Gezinme.

Astrolabes : Usturlap.

Astrolabe : Usturlap. Usturlab. Güneş ve yıldızların gözerimi yüksekliklerini ölçüp buradan zaman hesabı yapmayı sağlayan eski bir gözlem aracı.

 

Astrologer : Yıldız falcısı. Müneccim. Astrolog.

Astrolatry : Gökcisimlerine tapma.

İngilizce Stroll Türkçe anlamı, Stroll eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stroll ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Implications : Sonuçlar. İçine sokma. İma etme. İçerme. Bulaştırma. Öneriler. Dolaylı anlatma. Tavsiyeler.

Coil up : Bobin sarmak. Dolamak. Kıvrılmak. Sarmak. Mesafeleri kapatma. Bukle yapmak. Sarılmak. Kangal yapmak. İleriye yanaşma.

Get about : Gidip gelmek. İyileşip ayağa kalkmak. Oradan oraya koşuşturmak. Yayılmak (haber veya söylenti). Oradan oraya gidip gelmek. Gezmek. Yürümek. Yayılmak.

Circuiting : Etrafında dönmek. Turneye çıkmak. Devretmek.

Tour : Gezi. Turneye çıkmak. Nöbet. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tur yapmak. Dönü. Dolaşı. Tenis, eskrim, masa tenisi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır.

Roves : Göz gezdirmek. Cıvata pulu. Başıboş dolaşmak. İplik bükmek. Gezmek. Taramak. Yün taramak.

Promenaded : Gezi yeri. Piyasa yapmak. Mesire. Gezinme. Gezmek. Gezi. Piyasa etmek. Deniz kıyısındaki gezinti yeri.

Roamed : Gezinme. Amaçsız gezinmek. Sürtmek. Aylak aylak dolaşmak. Gezmek.

Rove : Başıboş dolaşmak. Taramak. Yün taramak. Göz gezdirmek. Gezmek. Avare dolaşmak. Cıvata pulu.

Bat around : Koşuşturmak. Sağa sola koşturmak. Tartışmak. Oradan oraya koşturmak. Oradan oraya gitmek.

Stroll synonyms : tootled, jaunt, hikes, cruises, saunters, tootle, ambulated, gallivanted, cruised, meanders, ambulate, promenade, promenades, revolution, implication, perambulations, coiled, roved, strolls, moseying, ramble, mosey, meandered, circulation, circulate, outings, gallivant, airing, strolled, coil, moseyed, roam, ambulates.

 

Stroll zıt anlamlı kelimeler, Stroll kelime anlamı

Ride : Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Geçmek (yol). Binmek. Sürmek. Kullanmak. Yüzmek. Arabayla gezmek. Arabaya binmek (sürmeden). Sürüklenmek. Karara bağlanmamış olmak.

Stroll ingilizce tanımı, definition of Stroll

Stroll kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To wander on foot. To ramble idly or leisurely. To rove. A ramble. A wandering on foot. An idle and leisurely walk.