Promenading türkçesi Promenading nedir

  • Gezdirmek.
  • Mesire.
  • Piyasa etmek.
  • Piyasa yapmak.
  • Gezme.
  • [#gezinme Gezinmek].
  • Gezmek.
  • Gezi.
  • Deniz kıyısındaki gezinti yeri.
  • Gezi yeri.
  • Gezinme.

Promenading ingilizcede ne demek, Promenading nerede nasıl kullanılır?

Promenade : Bir tiyatro yapısında seyircilerin gezmeleri için ayrılmış yer. Mesire. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Piyasa yapmak. Okul balosu. Gezmek. Gezinti yeri. Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm. Gezinmek. Gezi yeri.

Promenade concert : Dinleyicilerin müziği ayakta dinledikleri konser. Ayakta izlenen konser.

Promenade deck : Üst güverte. Gemide yolcuların gezinmesi için tasarlanmış üst güvertesi. Gezinti güvertesi.

Promenaded : Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezme. Gezmek. Mesire. Gezi yeri. Piyasa yapmak. Piyasa etmek. Gezi. Gezinme. Gezinmek.

Promenades : Gezinti. Piyasa etmek. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezinti yeri. Piyasa yapmak. Gezinme. Okul balosu. Gezi yeri. Gezi. Mesire.

İngilizce Promenading Türkçe anlamı, Promenading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Promenading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Walks : Adımla ölçmek. Yürütmek. Yürüterek yormak. Eşlik etmek. Taşımak (iterek). Dolaşmak. Yürümek. Yürüyerek gitmek.

 

Sightseeing : Gezilecek yerleri görme. Gezme görme. Gezip görme. Turistik yerleri gezip görme. Çevreyi görme. Görülmeye değer yerleri gezip dolaşma.

Outing : Tozma. Tur. Gezinti. Çıkma. Evden dışarı yapılan küçük gezi veya seyahat.

Go for a walk : Yürüyüş yapmak. Dolaşmaya çıkmak. Gezmeye çıkmak. Gezmeye gitmek. Yürüyüşe çıkmak. Gezinti yapmak. Gezintiye çıkmak. Dolaşmak.

Toured : Gezinti. Nöbet. Tur. Dolaşmak. Tur yapmak. Seyahat. Turneye çıkmak. Devir.

Tramp : Sürtmek. Ağır ayak sesi. Berduş. Çiğnemek. Dolaşmak. Kuvvetli adımlarla yürümek. Serseri. Orospu. Sokak serserisi. Rap rap sesi.

Saunters : Boş boş gezmek. Başıboş gezinme. Dolaşmak. Aylak aylak dolaşma. Aylak aylak gezinmek. Başıboş gezin. Aylak aylak dolaşmak. Avare avare dolaşmak. Dolanıp durmak.

Bat around : Oradan oraya koşturmak. Sağa sola koşturmak. Koşuşturmak. Tartışmak. Oradan oraya gitmek. Dolaşmak.

Knock about : Bulunmak. Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun. Sürtmek. Göze çarpmamak. Yalan söylemek. Sert davranmak. Şiddetle sarsmak. Zincirleme taklaların tümüne verilen ad. Dövmek.

Malls : Ağaçlı yol. Tokmak. Alışveriş merkezi.

Promenading synonyms : get about, walk, ambulate, ambulating, promenade, bat, ambulates, peregrination, do, walked, perambulation, tour, circuit, perambulations, malled, touring, roam, ambulation, go about, locomotion, trot round, show round, roamed, cruise, show around, peregrinations, saunter, lead around, esplanade, jaunting, meandered, excursion, promenaded.