Saunters türkçesi Saunters nedir

  • Gezinme.
  • Aylak aylak dolaşmak.
  • Aylak aylak dolaşma.
  • Dolanıp durmak.
  • Dolaşmak.
  • Başıboş gezin.
  • Avare avare dolaşmak.
  • Boş boş gezmek.
  • Başıboş gezinme.
  • Aylak aylak gezinmek.

Saunters ingilizcede ne demek, Saunters nerede nasıl kullanılır?

Saunter about : Gezip tozmak.

Saunter : Tembel tembel gezinmek. Boş boş gezmek. Gezinme. Aylak aylak dolaşmak. Dolaşmak. Dolanıp durmak. Aylak aylak dolaşma. Sallana sallana yürümek. Aylak aylak gezinmek. Avare avare dolaşmak.

Sauntered : Gezinme. Aylak aylak dolaşmak. Aylak aylak gezinmek. Boş boş gezmek. Avare avare dolaşmak. Aylak aylak dolaşma. Dolaşmak. Dolanıp durmak. Başıboş gezinme. Başıboş gezin.

Saunterer : Ağır ağır dolaşan kimse. Gezgin. Boş boş gezen. Gezinen kimse. Aylak aylak dolaşan.

Saunterers : Boş boş gezen. Ağır ağır dolaşan kimse. Gezinen kimse. Gezgin. Aylak aylak dolaşan.

Finnish sauna : Finlandiya sauna. Sıcak taşlar üzerine su atarak buhar elde edilen sauna.

Saunas : Sauna. Fin hamamı.

Sauntering : Boş boş gezmek. Boş boş gezme. Aylak aylak dolaşma. Aylak aylak dolaşmak.

Wet sauna : Islak sauna. İçinde buhar bulunan sıcak sauna. Buharlı sauna. Sulu sauna.

Sauna : Fin hamamı. Sauna.

İngilizce Saunters Türkçe anlamı, Saunters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saunters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ramble : Abuk sabuk konuşmak. Boş boş dolaşmak. Yayılıp büyümek (bitki). Kıvrılarak uzanmak (nehir). Avare dolaşmak. Yayılmak. Başıboş dolaşmak. Konuyu dağıtmak. İpsiz sapsız konuşmak. Başıboş gezmek.

Ambulated : Yürümek. [#gezme Gezmek]. Dolaşıp durmak.

Circuiting : Etrafında dönmek. Turneye çıkmak. Devretmek.

Moseyed : Gezinmek. Ayrılmak. Avare dolaşmak. Gitmek.

Bum : Otlanmak. Anaforcu. Dilenmek. Boş gezenin boş kalfası. Otlakçı. Aylaklık etmek. Dilenci. Otlakçılık yapmak. Otlakçılık etmek.

Strolls : Ağır ağır gezinmek. Dolanmak. Tur. Serbest yürüyüş. Gezme. Gezinmek. Dolaşma. Gezip dolaşmak.

Meandered : Kıvırmak. Dolanmak. Dolana dolana gitmek. Kıvrılmak. Gezinmek. Boş boş dolaşmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Kıvrıla kıvrıla akmak. Avare dolaşmak.

Cruised : Gezinmek. Gemiyle gezmek. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Yol almak. Seyir etmek. Gemi ile dolaşmak. Seyretmek. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe).

Become tangled : Kördüğüm olmak.

Lounge about : Yayılıp oturmak. Aylaklık etmek. Tembelce uzanmak. Tembellik etmek. Avarelik etmek. Tembel tembel dolaşmak. Boş boş gezinmek. Kaytarmak. Başıboş dolaşmak.

Saunters synonyms : circulated, amble, sauntered, mosey, bumming, circuit, bum around, perambulation, fool about, strolling, loitered, fool around, moseying, take a stroll, meander, roams, roam, gallivanting, ambulates, navigating, hang around, fooling around, moseys, hang about, stroller, walkabout, loiter, tootle, promenading, footer, tootled, promenades, navigation.

Saunters zıt anlamlı kelimeler, Saunters kelime anlamı

Ride : Gırgıra almak. Sürmek. Arabayla gezmek. Binmek. Kullanmak. Geçmek (yol). Sürüklenmek. Taşımak (omuzunda vb). Kafa bulmak. Bindirmek.