Promenade türkçesi Promenade nedir

  • Bir tiyatro yapısında seyircilerin gezmeleri için ayrılmış yer.
  • Gezinmek.
  • Mesire.
  • [#gezme Gezmek].
  • Piyasa etmek.
  • Piyasa yapmak.
  • Okul balosu.
  • Gezinti yeri.
  • Gezme.
  • Deniz kıyısındaki gezinti yeri.
  • Girişlik.
  • Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm.
  • Gezinme.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Gezinti.
  • Gezi yeri.
  • Gezi.

Promenade ile ilgili cümleler

English: The promenade is parallel to the shore.
Turkish: Mesire yeri kıyıya paraleldir.

Promenade ingilizcede ne demek, Promenade nerede nasıl kullanılır?

Promenade concert : Ayakta izlenen konser. Dinleyicilerin müziği ayakta dinledikleri konser.

Promenade deck : Üst güverte. Gezinti güvertesi. Gemide yolcuların gezinmesi için tasarlanmış üst güvertesi.

Promenaded : Gezme. Gezi. Gezmek. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezinmek. Piyasa etmek. Gezinme. Gezdirmek. Piyasa yapmak. Mesire.

Promenades : Gezinmek. Piyasa etmek. Piyasa yapmak. Gezi yeri. Gezinti. Okul balosu. Gezinti yeri. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezinme. Mesire.

Promenading : Gezinme. Gezme. Gezmek. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezi. Gezdirmek. Gezinmek. Piyasa yapmak. Gezi yeri. Piyasa etmek.

Prometheus : İnsanlığın yararı için gökten ateşi çalan ve bunun için tanrılar tarafından cezalandırılan titan (yunan mitolojisi). Prometeus.

 

Promethium : Prometyum. Prometyum (simgesi pm).

Promethean : (yunan mitolojisi) prometheus'un. Prometheus (cennetten ateşi çalan ve tanrılar tarafından cezalandırılan titan) ile alakalı. Özgürlük.

İngilizce Promenade Türkçe anlamı, Promenade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Promenade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Saunter : Boş boş gezmek. Başıboş gezinme. Başıboş gezin. Avare avare dolaşmak. Aylak aylak dolaşmak. Aylak aylak dolaşma. Dolanıp durmak. Dolaşmak. Sallana sallana yürümek. Aylak aylak gezinmek.

Ambulatory : Seyyar. Kemerli yol. Gezilebilir. Ayakta tedavi edilen. Gezici. Geri dönülebilir. Gezilecek yer. Bozulabilir. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu).

Ambulation : Bir yerden başka bir yere yürüme süreci. Dolaşma.

Sightseeing : Gezip görme. Turistik yerleri gezip görme. Görülmeye değer yerleri gezip dolaşma. Gezme görme. Gezilecek yerleri görme. Çevreyi görme.

Ambulatories : Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Gezilebilir. Ayakta tedavi edilen. Bozulabilir. Seyyar. Geri dönülebilir. Kemerli yol. Gezilecek yer. Gezici.

Mall : Taşıtlara kapalı cadde. Kapalı çarşı. Tokmakla dövmek. Tokmak. Vurmak. Ağaçlı yol. Avm (alışveriş merkezi). Alışveriş merkezi. Tokmaklamak.

Ball : Alantopu oyununa özgü, çapı 6,67 cm. ile 6,35 cm. arasında, ağırlığı 56,70 g. ile 58,47 g. arasında, üzeri yünlü bezle kaplı lastik yuvarlak. Balo. Yuvar. Yumak. Yumak yapmak. Gülle. Top yapmak. Tenis, masa tenisi, basketbol alanlarında kullanılır. Balo yapmak. İlaç (at).

 

Hang about : Beklemek. Sallanmak. Sürtmek. Aylak aylak dolaşmak. Başıboş gezmek. Başıboş gezerek oyalanmak. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Oyalanmak. Üşenmek.

Hike : Uzun yürüyüşe çıkmak. Dolaşmak. Yukarı çekmek. Kırlarda yürüyüşe çıkmak. Yukarıya çıkma. Uzun yürüyüş yapmak. Yükseltmek (fiyatı). Yürüyüşe çıkmak. Gezinti yapmak.

Walk : Yürüyüş yeri. Yürüyüş biçimi. Dolaşmak. Yürüyüşe çıkarmak. Yürüyüş. Yürümek. Gezdirmek. Dolaştırmak.

Promenade synonyms : mosey, roams, lobby, touring, moseying, go around, promenading, jaunt, outing, airings, saunters, navigation, esplanades, cruised, outings, walkabout, go for a walk, itinerate, tramps, corridor, malls, moseyed, jaunting, malled, hang around, prom, get around, formal, amble, meandered, airing, promenades, tour.

Promenade zıt anlamlı kelimeler, Promenade kelime anlamı

Ride : Gezinti. Süzülmek. Üst üste binmek. Kafa bulmak. Binmek (at veya bisiklet). Havada kalmak. Taşımak (omuzunda vb). Sataşmak. Sürüklenmek. Binmek.

Promenade ingilizce tanımı, definition of Promenade

Promenade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To walk for pleasure, display, or exercise. A walk for pleasure, display, or exercise.