Stubble türkçesi Stubble nedir

  • Ekin anızı.
  • Hafif uzamış sakal.
  • Bir veya iki günlük tıraş.
  • Buğdaygil bitkilerinde hasattan sonra tarlada ayakta kalan, yerinde otlatılmak suretiyle değerlendirilen bitki sapları.
  • Tıraşı gelmiş sakal.
  • Kirli sakal.
  • Fırça gibi sakal.
  • Anızlı tarla.
  • Anızlık.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Anız (biçilmiş ekinin yerde kalan sapları).
  • Biçilen tarlada kalan kökler.
  • Anız.
  • Tıraştan sonraki bir iki gün içinde uzayan sakal.
  • Traşı gelmiş sakal.

Stubble ingilizcede ne demek, Stubble nerede nasıl kullanılır?

Stubble field : Anızlı tarla.

Stubble grazing : Anız otlatması. Tohumu için yetiştirilen tarla bitkileri hasat edildikten sonra tarlada kalan bitki döküntülerinin ve yabancı otların hayvanlar salınarak yedirilmesi.

Stubbles : Anız. Biçilen tarlada kalan kökler. Ekin anızı. Bir veya iki günlük tıraş. Anız (biçilmiş ekinin yerde kalan sapları). Fırça gibi sakal. Tıraşı gelmiş sakal. Kirli sakal. Tıraştan sonraki bir iki gün içinde uzayan sakal. Anızlık.

Stubbly : Kirli sakal. Fırça gibi. Anızlı. Tıraşı gelmiş.

Stubbly beard : Az çıkmış sakal. Kirli sakal.

Stubbornest : İnat etmek. Katır. Azimli. Dediğim dedik. Keçi gibi inatçı. Dirençli. Çetin. Serkeş. İnatçı. Vazgeçmeyen.

Stubbed : Kökünden sökmek (ağaç). Köklerden temizlemek. Bastırıp söndürmek (sigara). Taşa çarpmak. Vurmak.

 

Stubbiness : Kısalık.

Stubborn : Serkeş. Direngen. Katır. Keçi gibi inatçı. Dik başlı. İnat. Çetin. Aksi. İnatçı. Azimli.

Stubbiest : Kısa ve kalın. Kütük gibi. Fırça gibi. Tıraşı gelmiş. Küt. Ağaç kökleri ile dolu. 375 ml'lik şişe bira. Kısa. Güdük. Anızlı.

İngilizce Stubble Türkçe anlamı, Stubble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stubble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bran : Buğday kepeği. Kepek. Tane yemlerin öğütüldükten sonra elenerek ununun ayrılması sonrası geriye kalan selülozca zengin hayvanlara suyla karıştırılarak verildiğinde dışkının kitlesini artırarak atılmasını kolaylaştıran kabuk kısmı.

Shuck : Kabuk. Zarf. Kılıf. Mısır kabuğu. Kabuğunu soymak. Mısır koçanını saran yapraklar. Soymak. Koçandan ayırmak. Mısır soymak.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın. Karnın altı.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Whiskers : Bıyık (kedi vb hayvanlara ait). Favoriler. Sakal. Favori. (saç) favori. Kristal flaman. Bıyık. (hayvanlardaki) bıyık.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Stalk : Sap. Ava yaklaşır gibi yürümek. Gizlice sokulmak. Sinsice izlemek. Uzun bacaklı su kuşu gibi yürümek. Sarmak (hayaletler vb.). Uzun adımlarla yürümek. Kol gezmek. Sessizce yaklaşmak. Sezdirmeden (ava) yaklaşmak.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Straw : Kamış çubuk. Saman. Zerre. Pipet. Olgunlaşmış otsu bitkilerden tohum ayrıldıktan sonra kalan ürünün öğütülmüşü, materyalin kaynağı ürünün öğütülmüşü. Kamış. Hasır işi. Saz. Hasır.

Stubble synonyms : plant material, plant substance, a c deformity, a c syndrom, abaxial, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, stubbles, stubbly beard, abamectin, beard, chaff, abdominal distention, abdominal fat necrosis, stubbly, husk, abdominal pain, a band, stubble field, a dna, face fungus.

Stubble ingilizce tanımı, definition of Stubble

Stubble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The part of the stalk left by the scythe or sickle. The stumps of wheat, rye, barley, oats, or buckwheat, left in the ground.