Stubborn türkçesi Stubborn nedir
- Çetin.
- Vazgeçmeyen.
- Katır.
- Azimli.
- Serkeş.
- Aksi.
- Dediğim dedik.
- Keçi gibi inatçı.
- İnat.
- Direngen.
- Dirençli.
- İnatçı.
- İnat etmek.
- Dik başlı.
Stubborn ile ilgili cümleler
English: Ali is a stubborn guy.
Turkish: Ali inatçı bir adamdır.
English: Ali is as stubborn as a mule.
Turkish: Ali bir katır kadar inatçı.
English: Ali is too stubborn to apologize.
Turkish: Ali özür dilemeyecek kadar çok inatçı.
English: Ali is as stubborn as Mary.
Turkish: Ali Mary kadar inatçı.
English: Ali is a stubborn person.
Turkish: Ali inatçı bir kişidir.
Stubborn ingilizcede ne demek, Stubborn nerede nasıl kullanılır?
Stubborn mule : İnatçı katır.
Stubborn person : Keçi. Katır.
As stubborn as a mule : Katır gibi inatçı.
Get stubborn : Dikleşmek. Diklenmek.
Stubborner : Azimli. Dediğim dedik. Vazgeçmeyen. Keçi gibi inatçı. Çetin. Katır. Dik başlı. İnat. İnatçı. Dirençli.
Stubbornly : Taş kafalıca. Dik başlı olma hali. İnatla.
Stubbornest : Dediğim dedik. Keçi gibi inatçı. Katır. Dirençli. Azimli. Dik başlı. Vazgeçmeyen. Serkeş. Çetin. İnat etmek.
Stubbing : Taşa çarpmak. Kökünden sökmek (ağaç). Ayak parmağını çarparak incitmek. Bilet parçası (tiyatro veya sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan). Koçan. Çarparak incitmek (ayak parmağını). (sigara) söndürmek. Köklerden temizlemek. Vurmak. Ayağını bir yere çarpmak.
Stubble field : Anızlı tarla.
Stubbiness : Kısalık.
İngilizce Stubborn Türkçe anlamı, Stubborn eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stubborn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Churlish : Nadan. Huysuz. Pinti. Nobran. Cimri. Kaba. Ters. Vahşi. Terbiyesiz.
Deafest : Duyarsız. Ağır işiten. Kulak asmayan. En sağır. Sağır. En dik başlı.
Persist : Sebat etmek. Vazgeçmemek. Devam etmek. Devam etmek kalmak. Üzerine düşmek. Üstelemek. Kalmak. Sürmek. Sürdürmek.
Balked at : Yapmamakta diretilmiş. Tereddüt etmek. Ürkmek. Ayak diremek. Tereddüt edilmiş. Yapmamakta diretmek. İnat edilmiş.
Intent : Niyet. Meşgul. Amaç. Dikkatli. İstekli. Maksat. Kararlı. Dik. Meram. Hevesli.
Pertinacious : Sebatlı. Yapışkan (kişi). Israrcı. Kararlı.
Bolshy : Solcu. Huysuz. Kurulu düzene karşı. Kurulu toplum düzenine karşı. Bolşevik. İşbirliği etmeyen. Yardımı esirgeyen. Bolşevizm yanlısı.
Perseveres : Direnmek. Azmetmek. Sonuna kadar direnmek. Üstelemek. Bekinmek. Tahammül etmek. Sebat etmek. Direşmek. Devam etmek.
Persevered : Devam etmek. Sonuna kadar direnmek. Azmetmek. Direşmek. Tahammül etmek. Bekinmek. Üstelemek. Sebat etmek. Direnmek.
Has wheels : Tekerlekli. Araç kullanımı içeren. Hevesli.
Stubborn synonyms : bullet headed, deafer, resisting, self opinionated, recalcitrant, hard nosed, domineering, badtempered, lawless, difficult, arduous, balkier, anti, headstrong, persistence, baulkier, obstinateness, pertinacity, bear like, mule, hinny, tenacities, balk, bullish, resistant, intransigent, hardheaded, bellicose, ill natured, rebellious, ambitious, hards, formidable.
Stubborn zıt anlamlı kelimeler, Stubborn kelime anlamı
Docile : Uysal. Yumuşak başlı. Koyun gibi. Halim selim. Uslu. Söz dinleyen. Söz dinler.
Compromising : Anlaşmak. Sosyal uzlaşma. Gölge düşürmek. Riske atmak. Uzlaşmak. Ara bulmak. Uzlaştırmak.
Obedient : İtaatli. Sadık. Söz dinler. Söz dinleyen. Uysal. Yumuşak başlı. Ram. İtaatkar.
Stubborn antonyms : tractable.
Stubborn ingilizce tanımı, definition of Stubborn
Stubborn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stubborn oak. Said of persons and things. Stubborn ore. Firm as a stub or stump. Refractory. Hence, unreasonably obstinate in will or opinion. Harsh. Not yielding to reason or persuasion. Unyielding. Unbending. As, stubborn wills. Stiff. Persistent. As stubborn as a mule.

Bu kısımda Stubborn kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stubborn ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stubborn anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stubborn ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.