Stuttering türkçesi Stuttering nedir

  • Keke.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Tutukluk, bir sözcüğü ya da sesi yineleyerek duraklama, kimi sesleri uzatma ya da patlatma nedeniyle konuşmayı olağan ritim ve akıcılığı ile sürdürememe durumu.
  • Kekeme.
  • Kekeleyen.
  • Kekemelik.
  • Tutukluk.
  • Kekeleme.
  • Konuşmanın akıcılığında bozukluk.

Stuttering ile ilgili cümleler

English: Why are you stuttering?
Turkish: Neden kekeliyorsun.

English: Ali is stuttering.
Turkish: Ali kekeleyerek konuşuyor.

English: I am stuttering.
Turkish: Ben kekeliyorum.

Stuttering ingilizcede ne demek, Stuttering nerede nasıl kullanılır?

Stutteringly : Kekeleyerek.

Stutter out : Kekeleyerek söylemek.

Have a stutter : Kekelemek. Kekeme olmak.

Stutter : Pepelik. Kekemelik. Pepeleme. Pepelemek. Teklemek. Kekeleme. Kekeleyerek söylemek. Kekelemek. Gevelemek.

Stuttered : Kekeleme. Kekemelik. Kekeleyerek söylemek. Gevelemek. Pepeleme. Kekelemek. Pepelik. Pepelemek. Teklemek.

Stutters : Teklemek. Kekeleyerek söylemek. Pepelik. Kekeleme. Kekemelik. Kekelemek. Pepelemek. Pepeleme. Gevelemek.

Stutterer : Kekeme.

Stutterers : Kekeme.

İngilizce Stuttering Türkçe anlamı, Stuttering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stuttering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

 

Stammering : Sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyebilme; dil tutukluğu. Pepemelik. Balbizm. Konuşma güçlüğü. Pepe.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Breakdowns : Çalışma arızası. Çöküntü. Sağlığın bozulması. Tahlil. Analiz. Sinir bozukluğu. Çökme. Bozulma. Arıza.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Halting : Tevkif. Aksak. Aksayan. Kararsız. Topallayan. Tereddütlü. Duraksayan. Duraksamalı. Durdurma. Ara ara konuşan.

Shyness : Utangaçlık. Mahcubiyet. Ar. Güvensizlik. Çekingenlik. Sıkılganlık. Kuruntu. Ürkeklik. Mahcupluk.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Tottery : Sallantılı. Yalpalayan. Sendeleyen. Sarsak.

Stuttering synonyms : achromatopsia, jamming, titubation, stutterers, stutterer, academic year, accustoming, malfunction, stutters, murmuration, murmur, slowtness, sound, lisping, seizing, active school, breakdown, a priori knowledge, stutter, abnormal child, hoarseness, abstract reasoning, unsteady, impediments, academy, gibbering, abulia, stammers, stuttered, stammer, stiffness, murmuring, timidity.

 

Stuttering zıt anlamlı kelimeler, Stuttering kelime anlamı

Steady : Oynamaz. Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen. Düzenli. Düzgün. Yatıştırmak. Sarsılmaz. Kararlı. Dönmez. Doğru yola getirmek. Dost.

Soft : Uysal. Mankafa. Kafasız. Asude. Yıkamaya elverişli. Yumuşak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sert olmayan. Sevgi dolu. Sulu.

Stuttering ingilizce tanımı, definition of Stuttering

Stuttering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Apt to stutter. Hesitating. Restricted by some physiologists to defective speech due to inability to form the proper sounds, the breathing being normal, as distinguished from stammering. The act of one who stutters. Stammering.