Subsalt türkçesi Subsalt nedir

  • Bazik tuz.
  • Okyanus tabanını örten kalın tuz tabakası.

Subsalt ingilizcede ne demek, Subsalt nerede nasıl kullanılır?

Subsample : Altörneklem.

Subsampling : Seyrek örnekleme. Alt-örnekleme. Alt örnekleme.

Subsampling seyrek : Örnekleme.

Step subs : Adım altları. Adım altyordam.

Subs : Yerine geçmek. Yerini doldurmak.

Subscriber : Parasını önceden ödeyerek karşısındakinin yapacağı bir işten belirli bir süre için yararlanan, belirgin koşulla belirli bir süre için alıcı olan. bir gazete, bir dergi ya da bölüntülü basılan herhangi bir yayına belirli bir süre için alıcı olarak bağlanan. Kesene. Bağışta bulunan kimse. Bağış yapmayı vadeden kimse. Keseneli. Abone (dergi veya gazete veya telefon için). Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Teberru yapan kimse. Onaylayan. Yardımsever.

Subscribe with : Abone ol.

Subscapular sinus : Subskapuler sinüs. Kürek kemiğinin alandaki sinüs.

Subscribed : Abone. Abone olunmuş. Katkıda bulunmak. İmzalamak. Abone olmuş. Onaylamak. Altına yazmak. Bağış olarak vermek. Katılmak. Yatırmak.

Subscales : Alt ölçek.

İngilizce Subsalt Türkçe anlamı, Subsalt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subsalt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hold up : Geri tutmak. Dayanmak. Korumak. Arzetmek. Yardımda bulunmak. Sabit kalmak. Geciktirmek. Yolunu kesmek. Durdurmak. Havaya kaldırmak.

Breathe : Hohlamak. İfade etmek. Soluk alıp vermek. Fısıldamak. Yaşamak. Solumak. Nefes almak. Teneffüs etmek. Soluk almak. Esmek.

Survive : Daha uzun yaşamak. Sağ kurtulmak. Sağ salim çıkmak. Ayakta kalmak. -den sağ kurtulmak. Sağ kalmak. Göğüs germek. Baki kalmak. Hayatta kalmak. Atlatmak.

Drift : Ekonomi, uzay, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Yığmak. Kayma devimi. Kayma. Gayesiz yaşamak. Şaşırmak. Sapma. Birikmek. Sürüklemek. Kendini koyvermek.

Portion : Hisselere ayırmak. Kısım. Bölüştürmek. Hisse. Parça. Bölüm. Kısmet. Çeyiz. Parsellemek. Cüz.

Live : Geçinmek. Akım açık. Yaşamak. Yaşamak (hayat). Sürmek (yaşam veya ömür). Naklen. Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Beslenmek. Hayatta kalmak. İkamet etmek.

Constituent : Seçmen. Öğe. Kurucu unsur. Unsur. Oluşturan parçalardan her biri. Kurucu öğe. Temsilci atayan kimse. Elemen. Kurucu. Oluşturan.

Component : Cüz. Bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Bileşen. Öğe. Parça. Tamamlayıcı parça. Birleşen. Yönleçsel bir niceliğin yerlem eksenleri üzerindeki izdüşümleri. bir bütünü oluşturan parçalar. Eleman. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Exist : Hayatta olmak. Bulunmak. Kalmak. Mevcut olmak. Kaim olmak. Meri olmak. Olmak. Geçinmek. Var olmak. Yaşamak.

Live on : Geçinmek. İle geçinmek. Geçimini sağlamak. Geçimini sürdürmek. İle beslenmek. Beslenmek. Yaşamını idame ettirmek.

Subsalt synonyms : endure, freewheel, go, hold out, basic salt, part, last, component part.

Subsalt ingilizce tanımı, definition of Subsalt

Subsalt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A basic salt.