Exist türkçesi Exist nedir

Exist ile ilgili cümleler

English: Absolute privacy on Facebook is an illusion. It doesn't exist in reality.
Turkish: Facebook'da mutlak gizlilik bir yanılsamadır. Gerçekte yoktur.

English: Heaven and hell exist only in the human heart.
Turkish: Cennet ve cehennem sadece insanın kalbinde bulunur.

English: Does love exist or is it only an illusion?
Turkish: Aşk var mı yoksa sadece bir yanılsama mı?

English: He decided that if God didn't exist then everything was permitted.
Turkish: Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.

English: Computers didn't yet exist around that time.
Turkish: O zamanlar bilgisayar bu kadar yaygın değildi.

Exist ingilizcede ne demek, Exist nerede nasıl kullanılır?

Cease to exist : Söndürülmüş olma. Son vermek. Varlığına son vermek. Artık var olmama. Mevcudiyetine veya yaşamına son verilme. Nesli tüketilme.

Ceased to exist : Mevcudiyetine veya yaşamına son verilme. Artık var olmama. Nesli tüketilme. Söndürülmüş olma.

Does not exist : Yok. Var değil. Mevcut değil. Hayatta değil. Canlı değil.

Existed : Var olmuş. Mevcut. Olmak. Yaşamak. Yaşamış. Bulunmak. Var olmak. Geçinmiş.

 

Existence : Hayat. Var oluş. Varoluş. Ömür. Yaşayış biçimi. Durmuş. Yaşam biçimi. Vücut. Mevcudiyet. Varlık.

Existentialist ethics : Bilimsel ve nesnel düşüncenin ifade ettiği nedenselliğin bir yanılsama olduğunu göstermeyi ve insanlara unuttukları özgürlük duygusunu anımsatmayı hedefleyen, ayrıca insanın kendi yaşamına ilişkin kararlarda mutlak bir özgürlük içinde olduğunu ileri süren görüş, egzistansiyalist etik. Varoluşçu etik.

Existential : Varoluşsal. Varoluşa ilişkin. Varoluşçulukla ilgili. Mevcudiyetle alakalı. Varoluşla ilgili. Var olan. Varoluşa değin. Varoluşçuluğa (20'nci yüzyıl felsefe akımı) ilişkin. Varlıkla ilgili. Varlıksal.

Existentialism : Varoluşçuluk. Egzistansiyalizm.

Existential quantifier : Varlık niceleyicisi. Varoluşsal niceleyici.

Existentialist : Varoluşçu. Egzistansiyalist.

İngilizce Exist Türkçe anlamı, Exist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come into being : Vücut bulmak. Var olmaya başlamak. Oluşmak.

Be discovered : Ortaya çıkarılmak. Açığa çıkarılmak. Keşfedilmek.

Amount to : Tutarında olmak. Toplamı belirli bir miktar olmak. Eşit olmak. Varmak. İle eşanlamlı olmak. Demeye gelmek. Kadar etmek. Etmek. Gelmek.

Cotton up to : Yaltaklanmak. Anlaşmak.

Ceases : Kesmek. Dinmek. Sona ermek. Son vermek. Durmak. Kesilmek. Bitmek. Durdurmak. Vazgeçmek.

Lie in : Sabah geç sögenlere kadar uyumak. Loğusa olmak. Geç vakte kadar yatmak.

Has : Dolandırmak. Aldatmak. Kabul etmek. Sahip olmak. Bkz.have. Yapmak. Zorunda olmak. Elde etmek. Göz yummak.

Breathes : Soluk almak. Hohlamak. Nefes almak. Fısıldamak. Esmek. İfade etmek. Solumak. Teneffüs etmek. Nefes alıp vermek.

 

Handle : Tutamak. Başa çıkmak. İdare etmek. Yumuşacık olmak. Ele gelmek. Ele almak. Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı. Üstesinden gelmek. El tutma yeri. Kullanmak.

Get on : Binmek (otobüs veya tren veya uçağa). İlerlemek. Anlaşmak. Otobüse binmek. Giymek. Otobüse trene veya uçağa binmek (örneğin, o trene 40 dakika önce bindi). Olmak (belirli bir şekilde). Yaşlanmak. Trene binmek.

Exist synonyms : come, devolve, go along, be, am, live, becomings, be set, coexist, becoming, come to being, kick around, continues, preexist, come to, abided, breathe, subsisting, be located, becometh, be situated, handles, get along with, be alive, freewheel, appear, be extant, peril, come through, hold, consisting, cease, befall.

Exist ingilizce tanımı, definition of Exist

Exist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To have an actual or real being, whether material or spiritual. To be as a fact and not as a mode.