Existed türkçesi Existed nedir

Existed ile ilgili cümleler

English: Primitive calculating machines existed long before computers were developed.
Turkish: İlkel hesap makineleri, bilgisayarlar geliştirilmeden uzun zaman önce vardı.

English: In the Cold War era, Soviet naval and air bases existed in Cuba and Vietnam.
Turkish: Soğuk Savaş döneminde Küba ve Vietnam'da Sovyet deniz ve hava deniz üsleri vardı.

English: Few roads existed in North America at that time.
Turkish: O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.

English: If there existed a market for sentences, our grammatical speculations would suddenly make sense.
Turkish: Cümleler için bir pazar olsaydı, dilbilgisi spekülasyonlarımız birdenbire anlam bulurdu.

English: No schools for the deaf existed in that era.
Turkish: O dönemde işitme engelliler için okul yoktu.

Existed ingilizcede ne demek, Existed nerede nasıl kullanılır?

Coexisted : Yan yana yaşamak. Aynı zamanda ya da aynı yerde varolan. Bir arada var olmak. Aynı onda olmuş.

Preexisted : Önceden var olmak. Daha önce var olmak.

Existence : Mevcudiyet. Varlık. Yaşam. Olma. Varoluş. Yaşam biçimi. Yaşayış biçimi. Varoluşçuluk. Hayat. Ömür.

Existence theorem : Varlık teoremi. Varlık savı.

 

Existences : Vücut. Yaşayış biçimi. Olma. Yaşam. Varlık. Ömür. Varoluş. Hayat. Mevcudiyet. Varoluşçuluk.

Existentialists : Egzistansiyalist. Varoluşçu.

Existential psychology : Varoluşsal psikoloji. Varoluşçu psikoloji. İnsan davranımının, olabilirlik açısından ya da ülküsel bakımdan değil de duyumlar, imgeler ya da duygular gibi gerçek ve nesnel verilere göre incelenmesi gerektiğini savunan ruhbilim görüşü. Varoluşçu ruhbilim.

Existential quantifier : Varlık niceleyicisi. Varoluşsal niceleyici.

Existentialist ethics : Bilimsel ve nesnel düşüncenin ifade ettiği nedenselliğin bir yanılsama olduğunu göstermeyi ve insanlara unuttukları özgürlük duygusunu anımsatmayı hedefleyen, ayrıca insanın kendi yaşamına ilişkin kararlarda mutlak bir özgürlük içinde olduğunu ileri süren görüş, egzistansiyalist etik. Varoluşçu etik.

Existentialism : Egzistansiyalizm. Varoluşçuluk.

İngilizce Existed Türkçe anlamı, Existed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Existed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distribute : Pay etmek. Dağıtmak. Türkümlere ayırmak. Dağıtımını yapmak. Yaymak. Sürmek (boya). Tevzi etmek. Saçmak. Vermek. Paylaştırmak.

Endured : Katlanmak. Çekmiş. Sürmüş. Tahammül etmiş. Katlanmış. Sürmek. Devam etmiş. Dayanmış. Sabretmek.

Abideth : Beklemek. Sadık kalmak. Uymak. Devam etmek. Kabul etmek. Oturmak. Katlanmak. İtaat etmek. Sineye çekmek. Müsamaha göstermek.

Be there : (orada) hazır bulunmak. Orada olmak. (bir yerde) bulunmak. (orada) hazır bulun. Orada ol.

Exists : Var. Vardır.

Dwelt : Oturan (ikamet vb). Hayat sürmek.

 

Dwell : Oturmak. Bir yerde oturmak. Kalmak. İkamet etmek. Bir yerde yaşamak. Bekleme. Hayat sürmek. Durmak. Durma.

Existence : Varoluş. Hayat. Vücut. Varoluşçuluk. Ömür. Yaşayış biçimi. Yaşam biçimi. Mevcudiyet. Yaşam. Varlık.

Imperil : Tehlikeye atmak. Tehlikeye sokmak. Tehlikeye düşürmek.

Existed synonyms : come, beingness, in being, going, dwelled, flow, kick about, disposables, endanger, be of, becomings, come to hand, lived, amount, prevail, at the scene, became, come to being, menace, am, dwells, peril, indwell, attendant, endures, lie in, knock about, be, become, been, consisting, be located, active.

Existed zıt anlamlı kelimeler, Existed kelime anlamı

Nonbeing : Var olmayan bir şey. Hiçlik. Var olmama. Olmama.

Extinct : Sönmüş. Doğada tükenmiş. Nesli tükenmiş. Soyu tükenmiş. Bitmiş. Varisi olmayan. Battal. Sona ermiş. Sönük. Tükenmiş.

Nonexistent : Doğada tükenmiş. Var olmayan. Varolmayan. Yok.

Existed antonyms : unagitated, nonexistence.