Substantiating türkçesi Substantiating nedir
- Kanıtlamak.
- Doğrulamak.
- Doğrulayan.
- Doğrulanan.
- Neden göstermek.
- Gerçekleştirmek.
- İspat edici.
Substantiating ingilizcede ne demek, Substantiating nerede nasıl kullanılır?
Substantiation : İspat. İspat etme. Gerçekleştirme. Doğrulama. Tasdik etme. Teeyyüt. Gerçekleme. Realize etme. Kanıtlama.
Substantiations : İspat. Kanıtlama. Teeyyüt. Realize etme. Gerçekleme. Gerçekleştirme. Doğrulama.
Consubstantiation : Komünyon ekmeği ve şarabının isa mesih'in vücudu ve kanına dönüştüğü inancı (katoliklik).
Transubstantiation : Dönüştürme. Töz değişimi. Dine geçirme. Dönüştürülme eylemi. Başka bir şey olma işlemi. Tolu dinsel ayinde kutsal ekmek ve şarabın hz. isa'nın eti ve kanına dönüştüğü inancı (hristiyanlık).
Substantiate : Doğrulamak. Tasdik etmek. Neden göstermek. İspat etmek. Gerçeklemek. Kanıtlamak. Doğruluğunu ispat etmek. Desteklemek. Tahkik etmek. Gerçekleştirmek.
Substantia fundamentalis : Temel madde. Hücreler arası maddenin hücrelere oranla çoğunlukta olduğu temel madde. bağ dokudaki fibroblastlar tarafından yapılan bu madde içerisinde glikozaminoglikan, proteoglikan ve glikoproteinler bulunur. Hücreler arası maddesi hücrelere oranla çok fazla olan bağ dokularının ara bağlayıcı maddesi. Amorf madde.
Substantia intercellularis : Hücreleri bir arada tutan bağlayıcı maddenin hücreye oranla az olan, hücreler arasında bulunan madde. epitel dokularında hücreler arası madde az olduğundan bu adla açıklanır. Hücreler arası madde.
Consubstantiate : Birleştirmek. Özdeşleştirmek.
Substantiated : Neden göstermek. Gerçekleştirmek. Doğrulanmış. Doğrulamak. Kanıtlamak.
Unsubstantiated : İspatlanmamış. Doğrulanmamış. Nedensiz.
İngilizce Substantiating Türkçe anlamı, Substantiating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Substantiating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Corroborative : Tasdik eden. Onaylayan. Doğrulayıcı. Teyit edici.
Averring : İddia etmek. Delil göstermek. Kanıt göstermek. Söylemek. Öne sürmek. Emin bir şekilde ileri sürmek.
Actualize : Gerçeğe dönüştürmek. Tahakkuk ettirmek. Yaşama sokmak. Gerçekleşmesini sağlamak. Hayata sokmak. Hayata geçirmek. Yaşama geçirmek. Gerçekleşmek.
Validatory : Bağlayıcı. Onaylayıcı. Doğrulayıcı. Yasal olarak bağlayıcı. Geçerli kılan. Onaylayan. Geçerli kılıcı.
Affirms : Bildirmek. Olumlamak. Söz vermek. Onaylamak. Beyan etmek. İddia etmek. Söylemek. Tasdik etmek. İleri sürmek.
Averred : Kanıtlanmış. İddia etmek. Deklare edilmiş. Söylemek.
Verificatory : Teyit edilebilir. Doğrulanabilir.
Confirmatory : Tasdik edici. Sağlamlaştırıcı. Onaylayıcı. Teyit edici. Vesika. Teyidi. Doğrulayıcı.
Attestant : Tanık. Teyit eden kimse. Onaylayan kimse. Tasdik eden kimse. Şahit. Onaylayan. Tasdik eden.
Substantiating synonyms : substantiative, give reasons, affirmative, avoucher, confirm, certify, carry through, actualise, bring about, certifies, attestors, authenticators, favoring, corroboratory, aver, attestor, affirmatives, substantiated, substantiates, actualizing, corroborating, effectuate, affirming, achieved, bear out, effect, certifying, affeer, confirming, avouched, confirmative, collateral, attestator.
Substantiating zıt anlamlı kelimeler, Substantiating kelime anlamı
Unsupportive : Desteksiz.

Bu kısımda Substantiating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Substantiating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Substantiating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Substantiating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.