Substitute teacher türkçesi Substitute teacher nedir

  • Hasta ya da özürü olan bir asil öğretmenin yerine derse giren ve onun öteki görevlerini de yapan geçici öğretmen.
  • Yedek öğretmen.
  • Vekil öğretmen.
  • Ücretli öğretmen.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Substitute teacher ile ilgili cümleler

English: I've taken a job as a substitute teacher.
Turkish: Bir yedek öğretmen olarak iş buldum.

English: I want you all to meet your new substitute teacher.
Turkish: Hepinizin yeni vekil öğretmeninizle tanışmanızı istiyorum.

English: I don't like the substitute teacher.
Turkish: Ben vekil öğretmeni sevmiyorum.

English: I'm only the substitute teacher.
Turkish: Tek vekil öğretmen benim.

English: Wait quietly until the substitute teacher gets here.
Turkish: Vekil öğretmen buraya gelene kadar sessizce bekleyin.

Substitute teacher ingilizcede ne demek, Substitute teacher nerede nasıl kullanılır?

Substitute : Yerine koymak. Yerine geçmek. Yedek oyuncu. Yerine geçirmek. Yerine kullanmak. Birini başkasının yerine geçirmek. Alternatif olarak kullanmak. Yerine geçen kimse. Vekalet etmek.

Teacher : Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Öğretmen. Hoca. Muallim.

 

Substitute for : Yerini almak. Yerine koymak. Yerini tutmak.

Substitute goods : Birbirlerinin yerine tüketilebilen, çapraz fiyat esnekliği pozitif olan mallar. krş. tamamlayıcı mallar. İkame malları. İkame mallar. İkame mal.

Substitute material : Yedek malzeme.

Substitute player : Yedek oyuncu.

İngilizce Substitute teacher Türkçe anlamı, Substitute teacher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Substitute teacher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Abulia : İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. Abuli. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. İrade yitimi. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı.

 

Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Akademik yıl. Eğitim öğretim yılı. Ders yılı.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri. Başarı testi.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma.

Substitute teacher synonyms : supply teacher, active school, academy, accustoming, ability group, achromatopsia, abnormal child, academic intelligence.