Substitute for türkçesi Substitute for nedir

  • Yerine koymak.
  • Yerini almak.
  • Yerini tutmak.

Substitute for ile ilgili cümleler

English: You can use margarine as a substitute for butter.
Turkish: Bir alternatif olarak tereyağı yerine margarin kullanabilirsiniz.

English: It's a word I'd like to find a substitute for.
Turkish: Bu yerine koymak için bulmak istediğim bir kelime.

Substitute for ingilizcede ne demek, Substitute for nerede nasıl kullanılır?

Substitute : Alternatif olarak kullanmak. Yerini almak. Vekalet ettirmek. Yerine çalıştırmak. Yerine kullanmak. Yerine geçmek. Yerine geçirmek. Yedek oyuncu. Yedek.

For : Zarfında. Şerefine. Dolayı. Çünkü. Yerine. Uğruna. Karşılığında. Adına. Bir takımyıldızın adı. Yönünden.

Substitute goods : İkame mal. İkame malları. İkame mallar. Birbirlerinin yerine tüketilebilen, çapraz fiyat esnekliği pozitif olan mallar. krş. tamamlayıcı mallar.

Substitute material : Yedek malzeme.

Substitute player : Yedek oyuncu.

Substitute sample : Olasılık temeline dayanmayan örneklemelerde, kendisinden bilgi alınamayan bir örneğin yerine konmak üzere seçilen ve özgün örnekle benzer özellikler taşıyan almaşık örnek, bk. olasılık örneklemesi, yargılı örnekleme. Yedek örnek.

İngilizce Substitute for Türkçe anlamı, Substitute for eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Substitute for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Displaces : Yerinden çıkarmak. Ülkesinden çıkarmak. Sürmek. Azletmek. Yerini değiştirmek. Yerinden çıkmak. Yerine geçmek. Yerinden etmek. Çıkarmak.

Bestows : Vermek. Sunmak. Bahşetmek. (hak) tanımak. Bağışlamak. Hediye etmek.

Clapped : El çırpmak. Hafifçe vurmak. Oturtmak. Vurmak. Dokunmak. Alkışlamak. Çırpmak. Çarpmak.

Relayed : El değiştirmek. Naklen yayın yapmak. Yayın yapmak.

Stand in : Vekil. Katılmak. Vekalet etmek. Karaya yönelmek. Yerine çalışmak. Dublör.

Replacing : Geri ödemek. Yenisiyle değiştirmek. Vekalet etmek. Yerine geçmek. Yerine bakmak. Değiştirmek. Ahizeyi yerine koymak.

Sit in : Başında durmak. Çocuk bakıcılığı yapmak. Yerine bakmak. Bir başkasının yerine temsil elmek. Oturma eylemi yapmak. Vekalet etmek. Birinin yerini almak. (toplantı veya ders vb'ye) konuk olarak alınmak. Bakıcılık yapmak. Gözlemcilik yapmak.

Put down for : Listeye kaydetmek.

Posit : Farz etmek. Varsaymak. Oturtmak. Önermek. Yerleştirmek. Farzetmek.

Relaying : Yayın yapmak. El değiştirmek. Naklen yayın yapmak. Aktarma. Poz.

Substitute for synonyms : bestow, put back, replaced, ousts, claps, displacing, displace, compensated, positing, compensate, compensates, clap, cut in, bestowed, posited, relay, put away, oust, bestowing, sit in for, posits, put up, replace, replaces.