Substituting türkçesi Substituting nedir

  • Yerine kullanmak.
  • Yerine koyma.
  • Yerine geçmek.
  • Yerini almak.
  • Yerine geçirmek.

Substituting ingilizcede ne demek, Substituting nerede nasıl kullanılır?

Substitution : Ornatma. Özdeciğin bir öğeciği, bir topağı yerine başka bir türünü koyma işlemi. Aralıklı ölçeğin taşıdığı özelliklerden biri olan ve aşağıdaki sayıntıyı uygulama olanağı veren kural: "a=b ve a+c=d ise b + c=d'dir. yine a=b ve ac=d ise bc=d'dir. ". Yerine koyma ya da kullanma. bir mal veya üretim faktörünün diğer bir mal veya üretim faktörü yerine kullanımı. Yerini alma. Yerine koyma. Yerine çalıştırma (geçici bir süre için). Alıcının çevirim sırasında durdurulması, alıcı önündeki varlık ya da nesnelerin değiştirilmesi, sonra çevirime yeniden başlanması yoluyla bir çekimde yer alan varlık ya da nesnelerin birdenbire değişmiş, birinin yerini bir başkasının almış görünmesini sağlayan sinema hilesi. (ilk varlık ya da nesnenin yerine başka bir varlık ya da nesne geçirilmemişse, bu durumda ilk varlık ya da nesne birdenbire ortadan yok olmuş sonucu sağlanır). Yer değiştirme. Yerine koyma veya geçme.

Substitution cipher : İkame usulü ile şifreleme. Ornatımla kriptolama.

Substitution effect : İki mal tüketildiği varsayımı altında mallardan birinin fiyatındaki değişme göreli fiyatları değiştireceğinden fiyatı göreli olarak artan mal yerine diğer malın kullanılmasına bağlı olarak her iki mala yönelik istemde ortaya çıkan değişme. üretimde iki üretim faktörünün kullanıldığı varsayımı altında üretim faktörlerinden birinin fiyatındaki değişme göreli fiyatları değiştireceğinden fiyatı göreli olarak artan faktör yerine diğer üretim faktörünün kullanılmasına bağlı olarak her iki üretim faktörüne yönelik istemde ortaya çıkan değişme. emek piyasasında ücret artışının boş zamanın maliyetini artırması nedeniyle işçinin daha çok çalışma isteğinde olmasını, diğer bir deyişle çalışmayı boş zamana tercih etmesi. İkame etkisi.

 

Substitution frontier : Aynı miktar malın üretiminde kullanılan üretim faktörlerinin, birbirinin yerine kullanımının giderek azalıp olanaksız hale geldiği, eş ürün eğrisinin kuzeybatı ve güneydoğu ucundaki noktalar. iki mal tüketildiği varsayımı altında, aynı fayda düzeyinin korunması koşuluyla malların birbirinin yerine tüketilmesinin giderek azalıp olanaksız hale geldiği, kayıtsızlık eğrisinin kuzeybatı ve güneydoğu ucundaki noktalar. İkame sınırı.

Substitution measurement : Ornatmalı ölçme. Yerine koymalı ölçme.

Substitutive : Yerine geçen.

Substitutions : Yerini alan şey. Yerine koyma. Yer değiştirme. Yerine geçme. İkame. Vekil tayin etme.

Substitutional : Yer değişimli. Vekaleten. İkame. Vekalet kabilinden. Yedek. Ornatımsal. Yeralan. Bedel. Yerine geçmeli.

Constant elasticity of substitution : Sabit ikame esnekliği. Ces.

Substitutionary : Yerine sayılan. Yerine koyulan.

 

İngilizce Substituting Türkçe anlamı, Substituting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Substituting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Substitutes : İkame maddeleri. Oynayan oyuncuların dışında kalan oyuncular. Yedekler. İkame mallar.

Replaces : Geri ödemek. Ahizeyi yerine koymak. Yerini tutmak. Yenisiyle değiştirmek. Değiştirir. Yerine koymak. Yerine bakmak. Vekalet etmek.

Fallback : Gerileme olayı. Sıkıştığında dönülecek veya gidilecek yer. Değişen şey. Acil bir durumda cpu'yu destekleyen ve kaybolan verileri kurtaran sistem (bilgisayar). Yedek. Kredi pozisyonunu azaltma. Geri çekilme. İkame. Alternatif.

Laying : Yumurtlama. Döşeme. Yatıştırma. Bırakma. Serme. Yerleştirme. Koyma. Yatırma. Sıva. Yayma.

Sit in : Başında durmak. Oturma eylemi yapmak. (toplantı veya ders vb'ye) konuk olarak alınmak. Yerine bakmak. Bir başkasının yerine temsil elmek. Birinin yerini almak. Vekalet etmek. Gözlemcilik yapmak. Bakıcılık yapmak.

Sit in for : Yerine bakmak. Birine vekalet etmek.

Replacement : Yerine geçen kimse. Yenisiyle değiştirme. Yer degiştirme. Çoğabilimde bir doğurgan yaş öbeğinin yerini yeni bir öbeğe bırakarak kendini yinelemesi. Değiştirme, bir şeyi çıkarıp yerine başka bir şey koyma, yerine koyma. Replasman. Ardaşma. Bir şeyin yerine başka birşeyi koyma. Fizik, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durağan bir kuruluş yerine bir başkasının, bir yenisinin konulması. durağan bir değerin yenilenmesi.

Subbing : Denizaltı. Altına. İçine. Altında. Yerini doldurmak. Altyazı. İçinde. Üye aidatı. Yardımcı.

Replenishment : Tekrar doldurma. Bir açındırma aygıtında kullanılan açındırmacın yerine yenisini koyma. Bütünleme ikmali. Tekrar dolma. Tazeleme. Yenileme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeniden doldurma. İkmal.

Prevail : Galebe çalmak. Etkili olmak. Başarmak. Yenmek. Baskın çıkmak. Üstün gelmek. Hüküm sürmek. Egemen olmak. Geçerli olmak.

Substituting synonyms : placements, relay, relayed, implantation, subrogate, replace, placings, cut in, ousts, work, replacing, prevails, stand in, subbed, stand for, prevailed, oust, substitution, displacing, go on, substituted, subbings, bestowals, replaced, substitutions, displaces, displace, placement, substitute, fallbacks, placing, sub, relaying.