Substitution frontier türkçesi Substitution frontier nedir

  • İkame sınırı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Aynı miktar malın üretiminde kullanılan üretim faktörlerinin, birbirinin yerine kullanımının giderek azalıp olanaksız hale geldiği, eş ürün eğrisinin kuzeybatı ve güneydoğu ucundaki noktalar. iki mal tüketildiği varsayımı altında, aynı fayda düzeyinin korunması koşuluyla malların birbirinin yerine tüketilmesinin giderek azalıp olanaksız hale geldiği, kayıtsızlık eğrisinin kuzeybatı ve güneydoğu ucundaki noktalar.

Substitution frontier ingilizcede ne demek, Substitution frontier nerede nasıl kullanılır?

Substitution : Bir birleşikteki bir ya da daha çok hidrojen öğeciği yerine başka öğecikler geçmesi. kimi buzsullarda olağan örgü öğeciği yerine bir katışkının girmesi. Alıcının çevirim sırasında durdurulması, alıcı önündeki varlık ya da nesnelerin değiştirilmesi, sonra çevirime yeniden başlanması yoluyla bir çekimde yer alan varlık ya da nesnelerin birdenbire değişmiş, birinin yerini bir başkasının almış görünmesini sağlayan sinema hilesi. (ilk varlık ya da nesnenin yerine başka bir varlık ya da nesne geçirilmemişse, bu durumda ilk varlık ya da nesne birdenbire ortadan yok olmuş sonucu sağlanır). Vekil tayin etme. Özdeciğin bir öğeciği, bir topağı yerine başka bir türünü koyma işlemi. Yerdeşim. Değiştirim. Substitüsyon. Ornatma. Yerine koyma veya geçme. Naiplik.

 

Frontier : Hudut bölgesi. Sınırda olan. İki komşu devleti birbirinden ayıran, uluslararası bir antlaşma ile saptanmış çizgi ya da dar, uzun yerey parçası, bk. doğal sınır, yapma sınır. Sınır. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Hudut.

Substitution cipher : İkame usulü ile şifreleme. Ornatımla kriptolama.

Substitution effect : İkame etkisi. İki mal tüketildiği varsayımı altında mallardan birinin fiyatındaki değişme göreli fiyatları değiştireceğinden fiyatı göreli olarak artan mal yerine diğer malın kullanılmasına bağlı olarak her iki mala yönelik istemde ortaya çıkan değişme. üretimde iki üretim faktörünün kullanıldığı varsayımı altında üretim faktörlerinden birinin fiyatındaki değişme göreli fiyatları değiştireceğinden fiyatı göreli olarak artan faktör yerine diğer üretim faktörünün kullanılmasına bağlı olarak her iki üretim faktörüne yönelik istemde ortaya çıkan değişme. emek piyasasında ücret artışının boş zamanın maliyetini artırması nedeniyle işçinin daha çok çalışma isteğinde olmasını, diğer bir deyişle çalışmayı boş zamana tercih etmesi.

Substitution measurement : Ornatmalı ölçme. Yerine koymalı ölçme.

Substitution method of measurement : Yerine ölçüm yöntemi.

İngilizce Substitution frontier Türkçe anlamı, Substitution frontier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Substitution frontier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Substitution frontier synonyms : abnormal budget, a shift in individual demand, ability to pay approach, abnormal budget receipts, a change in demand, a pass through certificate.