Subtending türkçesi Subtending nedir

  • Karşısında bulunmak.
  • Karşısında bulunarak iki ucunu birbirine bağlamak.
  • Karşılık gelmek.
  • Geometride bir kavisin iki ucu arasına çekilen doğru çizgi.

Subtending ingilizcede ne demek, Subtending nerede nasıl kullanılır?

Bursa calcanea subtendinea : Bursa kalkanea subtendinea. M. flexor digitalis pedis superficialis'in kirişi ile tuber calcanei arasında bulunan boşluk.

Subtend : Geometride bir kavisin iki ucu arasına çekilen doğru çizgi. Karşılık gelmek. Karşısında bulunmak. Karşısında bulunarak iki ucunu birbirine bağlamak.

Subtended angle : Belirli bir dış noktada bir nesne tarafından oluşturulan açı.

Subtends : Karşısında bulunarak iki ucunu birbirine bağlamak. Geometride bir kavisin iki ucu arasına çekilen doğru çizgi. Karşılık gelmek. Karşısında bulunmak.

Subtenancies : Alt kira. Kiracıdan kiralama. Kiracının kiralaması. Kiracının kiracısı.

Subtenancy : Kiracının kiracısı. Kiracının kiralaması. Kiracıdan kiralama. Alt kira.

Subtenant : Kiraladığı malı başkasına kiraya veren. İkinci kiracı. Kiracından kiralayan. Alt kiracı. Kiracının kiracısı. Devren kiralayan kimse.

Subtenants : Kiracının kiracısı. Alt kiracılar. Devren kiralayan kimse.

Subtense : Kavis veteri.

İngilizce Subtending Türkçe anlamı, Subtending eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Subtending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Title : Ad. İstihkak. Şampiyonluk. İsim. Ana başlık. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İsimlendirmek. Ünvan. Belge. Sahiplik.

Head : Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Baş ile ilgili. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Olgunlaşmak. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Baş.

Equal : Egale etmek. Bir olmak. [#eş Eşit]. Eşdeğerde olmak. Emsal. Emsali olmak. Eşit olmak. Muadili olmak. Denk. Eş değerde olmak.

Heading : Bir bildirmelik başlığına giren mal ya da malları ad, nitelik ve özellikleri ile belirten sözcüklerin topu. Başlık. Lağım sürme. Kafa vuruşu. Başı çekme. Baş kısım. Yeraltı geçidi. Baş. Galeri. (yazılarda) başlık.

 

Subhead : Bölüm başlığı. Altbaşlık. Sürmanşet. İkinci müdür. Alt başlık.

Correspond to : İşaretlemek. Uyan. Denk düşmek. Uymak. Örtüşmek. Benzeri olmak (başka birinin veya başka bir şeyin). Dikkat çekmek. Denk gelmek. Uyumlu olmak.

Header : Başlıkçı. Başak kesme makinesi. Üstlük. Bağlantı. Üstbilgi. Bağ. Baş kesme makinesi. Bağ taşı. Bağlantı taşı.

Subtending synonyms : subtends, subtend.