Succinate dehydrogenase türkçesi Succinate dehydrogenase nedir

  • Süksinat dehidrogenaz.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Trikarboksilik asit devrinde süksinatın fumarata oksitlenmesini katalizleyen enzim olup solunum zincirinde doğrudan bir bağlanma sağlar.

Succinate dehydrogenase ingilizcede ne demek, Succinate dehydrogenase nerede nasıl kullanılır?

Succinate : Süksinat.

Dehydrogenase : Dehidrojenaz. Bir substrattan hidrojen iyonlarının ayrılmasını katalize eden oksidoredüktaz sınıfından herhangi bir enzim.

Alcohol dehydrogenase : Aldehit ve ketonları alkollere veya alkolleri aldehit veya ketonlara dönüştüren birçok enzimden biri. Alkol dehidrojenaz. Alkol dehidrogenaz.

Alpha ketoglutarate dehydrogenase : Sitrik asit döngüsünde alfa ketoglutarik asit, nad ve koenzim a’ dan süksinil coa, karbondioksit, nadh+h oluşturan enzim. sitrik asit döngüsünün düzenleyici enzimlerinden biri. Alfa ketoglutarat dehidrogenaz.

Glutamate dehydrogenase : Karaciğer hücrelerinin mitokondri matriksinde bulunan, transaminasyon reaksiyonları sonucu oluşan glutamattan oksidatif deaminasyonla alfa-ketoglutaratla amonyak oluşturan ve üre üretiminin hızının düzenlenmesinde görev alan enzim, gldh. normalde plazmada bulunmaz, karaciğer nekrozuna neden olan durumlarda plazma düzeyi yükselir. Glutamat dehidrogenaz. Gldh.

İngilizce Succinate dehydrogenase Türkçe anlamı, Succinate dehydrogenase eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Succinate dehydrogenase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Succinate dehydrogenase synonyms : acacia, a cell, abductor muscle, abacus bodies, abo blood groups system, abramis zone.