Suicidal türkçesi Suicidal nedir

  • İntihar gibi.
  • Kurumu yok edecek (karar).
  • İntihara ait.
  • İntihar etme isteğinden kaynaklanan.
  • Son derece tehlikeli.
  • Öldürücü.
  • İntiharla ilgili.
  • İntihar niteliğinde.
  • İntihara doğru giden.
  • İntihar etmek isteyen.
  • İntiharla eşanlamlı.
  • İntihara meyilli.
  • İntihara eğilimli.

Suicidal ile ilgili cümleler

English: Ali never told me he was having suicidal thoughts.
Turkish: Ali bana intiharla ilgili düşüncelere sahip olduğunu asla söylemedi.

English: Ali is suicidal.
Turkish: Ali intihara eğilimli.

English: I'm not suicidal.
Turkish: İntiharla ilgili değilim.

English: She's having suicidal thoughts.
Turkish: O, intihar düşünceleri taşıyor.

English: My friend has dark and suicidal thoughts and I don't know how I can help her.
Turkish: Arkadaşımın karanlık ve intihara eğilimli düşünceleri var ve ona nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum.

Suicidal ingilizcede ne demek, Suicidal nerede nasıl kullanılır?

Be suicidal : İntihar etmeyi düşünmek.

Feel suicidal : İntihar etme arzusu duymak.

Suicide : Bir bireyin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi yaşamına son vermesi. İntihar. Kendini öldürme. Özkıyım. İntihar eden kimse. Suisid.

Suicide pill : İntihar hapı.

Suicides : İntihar. İntihar eden kimse.

Attempted suicide : İntihar teşebbüsü.

 

Cell suicide : Hücre intiharı. Apoptozis. Programlanmış hücre ölümü.

Mass suicide : Toplu intihar.

Committed suicide : İntihar etti. Canına kıydı. Kendini öldürdü.

Commit suicide : Canına kastetmek. Canına kıymak. Kendini öldürmek. İntihar etmek.

İngilizce Suicidal Türkçe anlamı, Suicidal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suicidal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dangerous : Tehlikeli. Korkulu. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Riskli. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Çekinceli. Muhataralı. Parlayıcı. Patlayıcı.

Deadly : Ölüm. Ölümcül. Sıkıcı. Çok etkili. Müthiş. Amansız. Çok. Ölümüne.

Deathlike : Ölüm gibi. Ölü gibi.

Baneful : Kötü. Yıkıcı. Zararlı. Zehirli. Muzır.

Fell : İnsafsız. Yere yıkmak. Kır. Yere sermek. Merhametsiz. Zalim. Kesip devirmek. Kesmek. Devirmek.

Internecine : Her iki taraf içinde öldürücü olan. Her iki taraf için de öldürücü olan.

Feral : Vahşi. Yabani koşullarda yaşıyan hayvanlar. Hiği. Yabani koşullarda yaşayan hayvanlar ya da bitkiler. Yabani. Vahşi yaşama geri dönmüş (hayvan). Evcil olmayan.

Unsafe : Güvenliksiz. Güvenli olmayan. Emin olmayan. Emniyetsiz. Güvenilmez. Güvenliği olmayan. Tehlikeli. Sağlam olmayan.

Killing : Katletme. Yorucu. Ölüm. İtlaf. Yalanlama. Ortadan kaldırma. Çok komik. Voli. Cinayet. Vurgun.

Deathly : Ölümcül. Aşırı çok. Öldüresiye. Ölümsü. Ölüm gibi. Ölümcül olarak.

Suicidal synonyms : killer, homicidal, cut throat, self destructive, as death, breakneck, fatal, deadliest, deadlier, fateful.

 

Suicidal zıt anlamlı kelimeler, Suicidal kelime anlamı

Safe : Emniyette. Filmlerin dış etkilerden korunması ve saklanmasında kullanılan, havalandırma ve yangın söndürme donanımı bulunan madenden korumalık. Güvenlikte. Güvenilir. Kurtulmuş. Kiralık kasalar. Önemli. Emin ellerde. Olumlu sonuçlanacağı kesin. Atlatmış.

Suicidal ingilizce tanımı, definition of Suicidal

Suicidal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Partaking of, or of the nature of, the crime or suicide.