Fell türkçesi Fell nedir

Fell ile ilgili cümleler

English: A drunk man fell down the stairs.
Turkish: Bir sarhoş merdivenlerden düştü.

English: A fork fell off the table.
Turkish: Masadan bir çatal düştü.

English: A heavy snow fell in Kyoto for the first time in ages.
Turkish: Uzun süredir ilk kez Kyoto'da şiddetli kar yağdı.

English: A big tree fell in the storm.
Turkish: Büyük bir ağaç fırtınada düştü.

English: A dead leaf fell to the ground.
Turkish: Kuru bir yaprak yere düştü.

Fell ingilizcede ne demek, Fell nerede nasıl kullanılır?

Fell a tree : Ağaç devirmek. Ağaç kesmek.

Fell asleep : İçi geçmiş. Uyuyakalmış.

Fell at his feet : Entreated him. Ona yalvaran. Ona rica eden. Kendisini ona küçük düşüren.

Fell away : Eksilmek. Eğimli olmak. Azalmak. İnmek.

Fell back : Saatleri geri almak. Geride kalma. Gerilemek. Geri çekilme. Geri çekilmek.

Fell down on the job : Kötü bir iş yapan. İşini ciddi yapmayan.

Fell behind in his studies : Derecesinin gerisine düşen. Okulda başarısız olan.

Fell behind : Herkesin arkasında olan. Geri düşmüş. Diğer herkesin gerisinde kalan. Geride kalan.

 

Fell flat : İlgi görmemek. Başarısız olmak.

Fell back on : Müracaat etmek. Başvurmak. Son çare olarak başvurmak. El atmak.

İngilizce Fell Türkçe anlamı, Fell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Down : Bozuk. İndirmek. Alaşağı etmek. Beri. Aşağısına doğru. Aşağı. Çabucak içmek. Çökmek. Aşağıya doğru.

Atrocious : Gaddarca. Çok fena. Acımasız. Rezil. Berbat. Aşağılık. Felaket. Çok kötü. Vahşi. Ayıplanacak.

Belt up : Sus. Çenesini kapatmak. Emniyet kemerini takmak. Kes sesini.

As death : Leçek şekilde. Ölüm gibi. Ölü gibi. Kaçınılmaz.

Depresses : Kısmak. Değerini azaltmak. Azaltmak. Moralini bozmak. Durgunlaştırmak. İndirmek. Canını sıkmak. Neşesini kaçırmak. Sıkmak. Alçaltmak.

Crueler : Gaddarca. Daha zalim. Zor. Korkunç. Acımasız. Gaddar. Hissiz.

Arbitrary : Rastgele seçilmiş. Keyfi. Nedensiz seçilmiş. İsteğe bağlı. Keyfekeder. İsteğe göre. Seçmeli. Saymaca. Hakem kararı ile belirlenen.

Bankrupting : Müflis. İflas. Çökertmek. İflas ettirmek. İflas etmiş. Batırmak. Borcunu ödeyememiş. İflas etmiş kimse. Batkın.

Kayoing : Çarpmak. Vurmak. Nakavt etmek. Afet. Darbe. Nakavt. Şok etmek.

Fateful : Mukadder. Vahim. Kadere bağlı. Can alıcı. Önemli. Felaket getiren. Kaçınılmaz. Alında yazılı olan. Uğursuz.

Fell synonyms : glide by, come off, baseborn, fatal, crumpling, cruels, baneful, depress, chop down, relentless, condescends, condescend, abandon, downing, slip by, grayest, affectless, frostier, inexorable, floors, barbarise, unconscientious, barbaric, prostrated, deducts, inequitable, amputates, capsized, cutthroat, curtailing, beat down, curtails, cut down.

 

Fell zıt anlamlı kelimeler, Fell kelime anlamı

Rise : Terfi etmek. Ayyuka çıkmak. Doğmak. Kalkmak. Yükselmek. Şiddetlenmek. Zam. Artmak. Yükseltmek. Doğmak (güneş).

Ascend : Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Artmak. Tahta çıkmak. Yükselmek. Ağmak.

Humane : Hümanist. Uygar. İyiliksever. İnsancıl. Beşeri. İnsanlığa yakışan. İnsancı. Yufka yürekli. Sevecen. İnsan.

Fell ingilizce tanımı, definition of Fell

Fell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Savage. Gall. A form of seam joining two pieces of cloth, the edges being folded together and the stitches taken through both thicknesses. A barren or rocky hill. Anger. To sew or hem. Used chiefly in composition, as woolfell. Barbarous. Inhuman. To cause to fall. Said of seams. To prostrate. To bring down or to the ground. Melancholy. Ravenous. Fierce. Cruel. The finer portions of ore which go through the meshes, when the ore is sorted by sifting. A skin or hide of a beast with the wool or hair on. A pelt. To cut down.