Fell flat türkçesi Fell flat nedir

  • Başarısız olmak.
  • İlgi görmemek.

Fell flat ile ilgili cümleler

English: Ali fell flat on his face.
Turkish: Ali yüzüstü yere kapaklandı.

English: Her jokes fell flat.
Turkish: Onun şakaları işe yaramadı.

English: The joke fell flat.
Turkish: Şaka çuvalladı.

English: Her joke fell flat.
Turkish: Onun şakası ilgi görmedi.

English: He fell flat on the floor.
Turkish: O yere düz düştü.

Fell flat ingilizcede ne demek, Fell flat nerede nasıl kullanılır?

Fell : Kırmalı dikmek. Düşmek. Yere sermek. Kesip devirmek. Düşürmek. Kesmek. Merhametsiz. Devirmek. İnsafsız. Kır.

Flat : Yalın. Yavan. Yassı. Düzeltmek. Katkonut. Konut. Apartman dairesi. Tavan. Gitar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Bemol.

Fell a tree : Ağaç devirmek. Ağaç kesmek.

Fell asleep : İçi geçmiş. Uyuyakalmış.

Fell at his feet : Ona yalvaran. Ona rica eden. Kendisini ona küçük düşüren. Entreated him.

Fell away : Eğimli olmak. Azalmak. Eksilmek. İnmek.

İngilizce Fell flat Türkçe anlamı, Fell flat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fell flat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draw a blank : Avucunu yalamak. Hatırlayamamak. Hiçbir şey elde edememek. Bulamamak. Çuvallamak. Hava almak. Üstüne bir bardak su içmek. Bir şeyi düşünememek. Kurada veya piyangoda hiçbir şey alamamak.

 

Falling through : Başarı kazanamamak. Fos çıkmak. Suya düşmek.

Fail : Çakmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Yapmamak. Batmak. Bitmek. Zayıf not. Suya düşmek. Kuvveti kesilmek.

Collapsing : Yıkılmak. Suya düşmek. Göçme. Bozulmak. Düşmek. Cesaretini yitirmek. Çökmek. Göçertme. Portatif olmak. Ciğerlerine hava gitmemek.

Bite the dust : Yere düşmek. İşi bitmek. Toprağa yaklaşmak. Düşüp ölmek. Ölmek. (makine vb) bozulmak. Savaşta öldürülmek. Topu dikmek. Yenilmek. Nalları dikmek.

Fall down : Aşağıya düşmek. Çökmek. Yıkılmak. Geri çevirmek. Aşağı düşmek. Düşmek. Eğilmek. Reddetmek. Saygıyla eğilmek.

Collapse : Kollaps. Yıkılış. Bozulmak. Yıkım. Yığılmak. Katlanmak. Çöküntü. Portatif olmak. Başarısızlığa uğramak. Çöküş.

Fall flat : Umulan rağbeti hiç görmemek. Fos çıkmak. Beklenen sonucu vermemek. Güme gitmek. Başarı sağlayamamak.

Fall through : Suya düşmek. Gerçekleşmemek. Çuvallamak. Başarısızlığa uğratmak. Fos çıkmak. Başarı kazanamamak. Güme gitmek. Yarım kalmak.

Fell flat synonyms : fallen flat, fallen through, come unstuck, fall by the wayside, drop the ball, collapses, come to grief.