Sultry türkçesi Sultry nedir

Sultry ile ilgili cümleler

English: On a sultry night in August a new theatre opened for business.
Turkish: Ağustos ayında boğucu bir gecede iş için yeni bir tiyatro açıldı.

Sultry ingilizcede ne demek, Sultry nerede nasıl kullanılır?

Sultry weather : Bunaltıcı hava.

Sultrier : Şehvet dolu. Boğucu. Hararetli. Cinsel istek uyandıran. Sıcak ve nemli (hava). İhtiraslı. İhtiras. Şehvetli. Sıcak. Sıcak ve nemli.

Sultriest : Ateşli. Hararetli. Şehvetli. Cinsel istek uyandıran. Bunaltıcı. İhtiraslı. Tutkulu. Rutubetli. Sıcak ve nemli. Boğucu (hava).

Sultrily : Ateşli bir şekilde. İhtiraslı bir biçimde. Bunaltıcı bir şekilde.

Sultriness : Sıcak ve rutubetli oluş. Nemli hava. Sıcak ve nemli hava. Boğuculuk. Boğucu hava.

Sultans : Sultan. Paçalı tavuk. Padişah. Padişahlar.

Sultan hen : Orijini olan türkiye’den 1850’li yıllarda ingiltere’ye giden ve oradan da tüm dünyaya yayılan, orta boy ve minyatür tipleri olan, başın üzerindeki tepeleri ve çene altındaki sakalı ve beyaz rengi ile karakteristik olan, bacakları paçalı olan ve bugün dünyada aranılan nadir bir süs tavuğu. Sultan tavuğu.

 

Sultanic : Sultani. Saltanatlı.

Sultanas : Padişahın kızı. Çekirdeksiz kuru üzüm. Kuru üzüm. Sultani. Sultan (kadın). Valide sultan.

Bodyguard of the sultan : Bostancı.

İngilizce Sultry Türkçe anlamı, Sultry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sultry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloying : Tiksindirici. Bıktırış. Bıktıran. Aşırı. İğrenç.

Choking : Kısma. Boğma. Tıkanma. Dolma. Şok. Tıkama.

Hot blooded : Öfkeli. Asabi. Sinirli. Çabuk sinirlenen. Kızgın. Çabuk parlayan (kimse). Sıcak iklime sahip doğu veya orta asya orijinli at ırkları.

Dreary : Tatsız. Kederli. İç karartıcı. Ahmak. Üzücü. Kasvetli. Üzgün. Budala. Ümitsiz.

Aglow : Parlak. Işıltılı. Kıpkırmızı. Parlayan. Heyecanlı.

Dankest : En nemli. Nemli. Islak. Yaş. Küf kokulu.

Sulfurous : Sülfüroz. Kükürtlü. Kükürtsü. Sülfür sarısı.

Cordials : Yürekten. Likör. Tatlı içecek. Uyarıcı madde. Arkadaş canlısı. Ferahlatıcı. Canlandırıcı ilaç. Candan. Samimi.

Damp : Nem. Nemli. Hafifçe ıslatmak. Söndürmek. Rutubet. Sindirmek. Yavaşlatmak. Durdurmak. Islak. Gücünü azaltmak.

Cosies : Konforlu. Samimi. Hoş. Örtü. Sıcacık. Çaydanlık kılıfı. Kılıf. Kuytu. Çaydanlık örtüsü.

Sultry synonyms : jammer, dithyrambic, muggier, aboil, concupiscent, ambitiousness, clammy, draining, ablaze, armed, steamy, coziest, dampest, sexier, danker, asphyxiant, sultrier, oppressive, fervent, grabbier, passion, muggiest, excited, erogenic, passionate, boring, ardent, aphrodisiacs, dewy, chokier, irriguous, depressives, overpowering.

Sultry zıt anlamlı kelimeler, Sultry kelime anlamı

Cold : İngin. Soğuk. Baygın. Soğuk hava. Kaçınılmaz. Soğuk algınlığı. Duygusuz. Sıkıcı. Sakin. Üşümüş.

Sultry ingilizce tanımı, definition of Sultry

Sultry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Very hot, burning, and oppressive. As, Libya`s sultry deserts.