Summit türkçesi Summit nedir
- Dağın zirvesine çıkmak.
- Tepe nokta.
- Evç.
- Zirve yapmak.
- En üst aşama.
- Doruk.
- Şahika.
- Zirve.
- Zirve toplantısı.
- Tepe.
- Uç.
- Dağın zirvesine tırmanmak.
Summit ile ilgili cümleler
English: The summit of Mt. Fuji was covered in snow.
Turkish: Fuji dağının zirvesi karla kaplıydı.
English: The summit of the mountain is about 2000 meters above sea level.
Turkish: Dağın tepesi, yaklaşık olarak deniz seviyesinin 2000 metre üzerindedir.
English: The summit conference made a contribution to the peace of the world.
Turkish: Zirve toplantısı dünya barışına katkı yaptı.
English: The summit of the mountain is covered with snow.
Turkish: Dağın zirvesi karla kaplı.
English: The summit of the mountain is covered with fresh snow.
Turkish: Dağın zirvesi taze karla kaplı.
Summit ingilizcede ne demek, Summit nerede nasıl kullanılır?
Summit conferance : Zirve toplantısı.
Summit conference : Zirve toplantısı. Zirve konferansı.
Summit meeting : Zirve toplantısı.
Summit talk : Zirve toplantısı.
Summit talks : Zirve toplantısı.
Summing junction : Toplam bağlantı yeri.
At the summit of power : Gücünün doruğunda. Gücün doruğunda.
Summits : Tepe nokta. Doruk. Zirve yapmak. Zirve. Uç. Tepe. Evç. Şahika. Bir dağın en yüksek yeri.
Gain the summit : Zirveye çıkmak. Doruğa varmak.
Summitry : Zirve politikası. Zirve diplomasisi.
İngilizce Summit Türkçe anlamı, Summit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Summit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pinnacle : Kule. En yüksek çekit. Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Sivri tepeli kule. Pinakolo. Çatı kuleciği. Cihannüma.
Eminencies : Yüksek mevki. İtibar.
Climaxing : Dönüm noktası. Doruğa ulaşmak. Giderek artmak. En yüksek dereceye varmak. Doruk noktası. Zirveye ulaşmak. Doruğa ulaştırmak. Orgasm olmak. Orgazma ulaşmak.
Crest : Kret. Sorguç biçiminde yapmak. Dalga tepesi. Üzerinde kar aşındırmasının etkilerini taşıyan genç ve yüksek dağlarda, yan yana dorukların testere dişi ya da horozibiği görünüşündeki uçlarından her biri. Dağların ya da tepelerin üst bölümü. İbik. Üstten aşmak. Dağ sırtı. Arma.
Climax : En heyacanlı çekide ulaşmak. Bir oyunun geliminde ve gelişiminde kesin dönüm ya da değişim noktası. kişilerin ön planda olduğu oyunlarda baş oyun kişisinin, olayların önde olduğu oyunlarda ana olayın yönelişindeki kesin dönüm noktası. Doruk noktası. Klimaks. Orgasm. Zirveye ulaşmak. Düğüm. Doruğa ulaştırmak. Giderek artmak. Bir oyunun geriliminde en üst, keskin nokta.
Hilltop : Minnesota eyaletinde şehir. Tepebaşı. Tepe doruğu.
Apexes : Günerek. En üst nokta. Viraj ortası. Açı tepesi.
Fells : Deri. Dik saç. Kır. Post. Otlak.
Coronas : Damlık. Ayla. Belirli hava şartlarında güneşin veya ayın etrafında beliren ışık çemberi. Hale. Taç şeklinde yapı. Uzun puro. Ağıl. Sıçan oluğu.
Summit conference : Zirve konferansı.
Summit synonyms : mountain peak, vertex, barbing, top, summits, bens, bits, edge, eminences, acmes, apices, vertexes, acme, crests, ben, reach, cusps, hit, topographic point, summit conferance, summit meeting, crown, apical, attain, summit talk, climaxed, gain, parley, cusp, extremity, apex, collis, pinnacles.
Summit ingilizce tanımı, definition of Summit
Summit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The highest point. The top.

Bu kısımda Summit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Summit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Summit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Summit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.